1906 senesinde kaderimin yol ayrımında beni bambaşka bir mecraya sürükleyen o cemiyetin bitişini anlatacağım sana. Yirmi senelik bir serüvenin hazin finalini. Büyük umutlarla tutuşturulan isyan ateşinin ağır ağır sönüşünü... Tarih için küçücük bir an, bizim için koca bir ömür. Kimilerimiz için zindan,
işkence, sürgün hatta ölüm. Kimlerimiz için dev zaferler, kimilerimiz için utanç verici mağlubiyetler. Kimilerimiz için destansı kahramanlıklar, kimilerimiz için rezil ihanetler, kepazelikler... Unutulmaz aşklar, büyük fedakârlıklar, derin ızdıraplar. Ve netice, paramparça olmuş bir cihan, paramparça olmuş bir vatan, paramparça olmuş hayatlar...
Ben millete nasıl yiyecek bulurum diye dertleniyorum Şehsuvar... Nasıl yakacak bulurum, nasıl ilaç
bulurum? Millet aç, hasta ve donuyor... Böyle giderse, sivil kayıplarımız harpteki kayıplarımızı aşacak..."
Talat Paşa'nın endişeli hallerine daha önceden d e șahit olmuştum ama bu kadar çaresiz oluşunu ilk kez görüyordum.