Gogol efendim
Yazarın güç meselesi …
sabır yerine hız, derinlik yerine gösteriş,
sanat yerine piyasa beklentisi…
Çatrov Baba yeteneğini sattın geriye ne kaldı..
Herkesin hikâyeye kilitlendiği o anı fırsat bilen biri, portreyi asılı olduğu yerden indirip ortadan kaybolmuştu. Salondakiler, donup kalmış bir şaşkınlık içinde yerlerinden kıpırdayamadılar. O olağanüstü canlı, insanın içine işleyen bakışları gerçekten görmüşler miydi? Yoksa eski tabloları uzun süre incelemekten yorulmuş gözlerinin önünde bir an belirip kaybolan bir hayal miydi o gözler? Hiç kimse buna kesin bir yanıt veremedi.”
İnsan hayatında bazı acılar vardır ki görünmez; ne bir yara izi bırakır ne de dışarıdan fark edilir. Fakat insanın iç dünyasında derin çatlaklar oluşturur. İşte bu görünmeyen yaralara “can kırıkları” denir. Bir söz, bir veda, bir ihanet ya da yarım kalan bir hayal… İnsan ruhunda sessizce birikir ve zamanla ağır bir yük hâline gelir.
Can kırıkları çoğu zaman çocuklukta başlar. Sevgi eksikliği, anlaşılmamak, değersiz hissettirilmek insanın ruhunda küçük çatlaklar oluşturur. İnsan büyüdükçe bu kırıkların üzerini başarıyla, gülümsemeyle ya da sessizlikle örtmeye çalışır. Ancak bastırılan her acı, uygun bir anda yeniden ortaya çıkar. Çünkü insan unutsa bile ruh unutmaz.
Yazarla tanıştığım ilk kitabı belki de yazarın ilk kitabı bilmiyorum araştırmadım tam olarak
Vay benim delikanlı gönlüm vay
Bu son satırları 150 satırlık kontenjan dolsun diye :))
Oldukça samimi ve konuşma diline yakın. Bu da kitabı akıcı yapıyor ama bazen derinlik beklentisi olanlar için yüzeysel gelebilir. Yani bu kitap seni felsefi olarak sarsmayı değil, daha çok eğlendirmeyi ve kafa dağıtmalık..
Şiir kitabı nasıl yorum yapılır ki ..
Şiirlerinde :
Günlük hayatın içindeki insan mı karşınıza çıkar yoksa içindeki yalnızlık mı karşılaşırdınız , bilemem
Ne olursa olsun okuyun, okutun hiçbiri yoksa şiir seslendirmelerimi dinleyin