“ Ülkenin en iyi okullarından geçmiş, yabancı diller bilen edebiyatla sanatla yorulmuş olanlara bu cezayı reva gören generaller; bu koğuşun toplam bilgisi yanında çırak bile olamazlardı. Geleneksel dar kafalı memurlardı. Vatan sevgisi dedikleri cehaletten ve kör itaatten başka bir şey değildi.”
“ Her birinin hikayesi bir diğerinin acısını büyütüyor. Hepsi görünmez iplerle birbirine bağlanmış. Bu karanlık labirentte yaraları birbirine değdikçe bir bağ kuruyorlar. Zaman hüzünlü akıp gidiyor belki ama o hüzünlerin arasında filizlenen dostluklar onlara özgürlüğün kıvılcımını sunuyor.”
“ Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar, bizde o kuvvetin de mahvolduğu vakitlerdir ki, onun yerini alan dokunaklı bir sessizlik en şiddetli acıyla dökülen gözyaşlarından daha yürek sızlatıcıdır.”
“Zavallı çocuklar! Sizin o mini mini elleriniz eski Asya vahşetinin kullandığı ve birkaç asırdan beri insanlığın ağır yükü altında inlediği esaret zincirlerini kırmak için değil, belki kendiniz gibi küçük kuşları, güzel çiçekleri okşamak içindir.”