Epidaph

Epidaph
Sonsuzluğa açılan kabına sığmayan bir hiçliktir düşlerim.
Geçmişin içeriğinden, o haliyle ne bir şey atabilir, ne de ona bir şey ekleyebilirim. Başka türlü söylersek, olmuş olduğum geçmiş, ne işe odur; dünyadaki şeyler gibi kendindedir. Ve geçmişle sürdürmek zorunda olduğum varlik münasebeti de kendinde türünden bir münasebettir. Yani kendiyle özdeşleşme türünden bir münasebettir.
Sayfa 172
Reklam
Geçmiş, ancak orada, kendinin ardında kendi kendisinin geçmişi olmaksızın varolması mümkün olmayan bir şimdiki zaman için vardır; yani varlıkları içinde kendi geçmiş varlıkların soru konusu olan, kendi geçmişlerini daha olacak olan varlıkların geçmişi vardır.
Sayfa 169
Kendi kendisinin geçmişi olmak
Suyun yüzeyinden geçen taş çoktan gölcüğün dibine inmiş olduğu halde yarattığı dairesel dalgalar iç içe; suyun yüzeyini kat etmeye devam ederler: bu fenomeni açıklamak için hiç kimse kalkıp da geçmişin bilmem hangi etkisine çağrıda bulunmaz; buradaki mekanizma hemen görünür haldedir.
Sayfa 169
Mekanik determinizm
Şu iki çividen bir tanesi, der Chevalier, şimdi imal edilmiştir ve hiç kullanılmamıştır, öteki eğrilmiş sonra da çekiç darbeleriyle düzeltilmiştir; her ikisi de kesinlikle birbirinin eşi gibi görünür. Bununla birlikte ilk çekiç darbesinde biri doğruca çakıldığı yere saplanacak, oysa öteki yeniden eğrilecektir: Geçmişin etkisidir bu.
Sayfa 169
Varolan varlık kendini olmakla tüketir; olmayan şeyle ya da artık olmayan şeyle hiçbir alışverişi yoktur... Bu noktada geçmiş kendine göre dilediğince varolabilir: Köprüler atılmıştır.
Sayfa 165
Reklam