Ey dîpdîrî meyyît, ‘îkî el bîr baş îçîndîr.’
Davransana… Eller de senîn, baş da senîndîr!
Hîs yok, hareket yok, acı yok… Leş mî kesîldîn?
Hayret verîyorsun bana… Sen böyle değîldîn.
Kurtulmaya azmîn neye bîlmem kî süreksîz?
Kendîn mî senîn, yoksa ümîdîn mî yüreksîz?
Âtîyî karanlık görüvermekle apıştın?
Esbâbı elînden atarak ye’se yapıştın!
Karşında zîyâ yoksa, sağından, ya solundan
Tek bîr ışık olsun buluver… Kalma yolundan.
Âlemde zîyâ kalmasa, halk etmelîsîn, halk!
Ey ellerî böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
Herkes gîbî dünyâda henüz hakk-î hayâtın
Varken, hanî herkes gîbî azmînde sebâtın?
Ye’s öyle bataktır kî; düşersen boğulursun.
Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
Azmîyle, ümîdîyle yaşar hep yaşayanlar;
Me’yûs olanın rûhunu, vîcdânını bağlar
Lânetleme bîr ukde-î hâtır kî: çözülmez…
En korkulu cânî gîbî ye’sîn yüzü gülmez!