Kendini ilk kez gerçekten görüyordu. Gözleri görmek için yaratılmıştı, ama o ana dek dünyanın sürekli değişen görüntüleriyle dolu ve kendine bakmak yerine dünyaya bakmakla meşguldüler.
Duygularımızdan birine bir zevk veya acı arz oldu mu, ruhumuz bütün varlığı ile o duygularımızda toplanır ve adeta öteki duygularımızı hatırlamaz olur.
Yalnız, bence, insanlara yararı dokunan hiçbir iş onu yapanı küçük düşürmez, hatta bana göre işlenen toprak ne denli çorak , elde edilen ürün ne denli azsa işleyene düşen şeref o kadar büyüktür.
Cahil kişilerin ruhu gübrelenmemiş, sürülmemiş topraklar gibi katıdır. Önyargılar bu ruhlara, kaya diplerinde biten otlar gibi sımsıkı yapışır, inatla büyürler. Bunları söküp atmak, kökünü kurutmak zor mu zordur; bunu biliyordum.