Bahar kaymak

Bahar kaymak
@Baharkaymaak
21 Mart
410 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·104 syf.··
2021 20. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2021 15:35
Uçurtmayı vurmasınlar, çocuklar uçurtma da uçurabilsinler diye... Beyazperde sayesinde tanımıştım Uçurtmayı Vurmasınlar'ı. Beyazperde Barış'ın mırıl mırıl sesini yükseltiverince, Uçurtmayı Vurmasınlar için yeni bir basım şansı doğdu, diyor Feride Çiçekoğlu. 12 Eylül sonrasını bir çocuğun gözlerinden izlemek,dünyaya onun gözleri ile bakmak şu kapkaranlık dünyayı, hayatı onun masum çocukça soruları ile cevaplamak bambaşka...Barış'ın çok sevdiği İnci'sinin ansızın tahliye edilmesinden sonra ona ulaştıramadığı ama inatla yazmaktan vazgeçmediği mektupları içeriyor kitap. Okumanın, düşünmenin,halkını sevmenin,şiir yazmanın suç sayıldığı bir dönemde yaşayan Barış'ın çocukça soruları yer yer düşündürüyor yer yer güldürüyor yer yer de ağlatıyor.Düşünmeye itiyor bizleri,içimizi ısıtıyor. Uçurtmamızın göğümüzden hiç gitmediği,hiç vurulmadığı günler bizi bulsun... "Bizim göğümüzün yalnızca gündüzü var.Senin göğünde akşam oluyor mu İnci?" "Hani işin vardı?"dedim. Kızdı bana. "Düşünüyorum ya,bu da iş,"dedi. Düşünmek ciddi bir işmiş. Hatta Nuran'ı düşündüğü için atmışlar buraya. "Yanına yatıp seninle birlikte düşüneyim mi?diye sordum. Güldü o zaman. Büyüyünce beni de içeri atarlarmış, çok düşünürsem.Sahiden atarlar mı İnci?
Uçurtmayı VurmasınlarFeride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 202417,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·208 syf.··
2021 10. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2021 18:29
Kitabı okumaya başladığınızda, Bruno adında dokuz yaşındaki bir çocukla bir yolculuğa çıkacaksınız (ama bu kitap dokuz yaşındakiler için değil). Ve er geç Bruno ile birlikte bir tel örgüye varacaksınız. Böyle tel örgüler dünyanın dört bir yanında var. Livaneli'nin Serenad kitabında yer alan Nadia Yahudiydi,yine Livaneli'nin Huzursuzluk kitabındaki Meleknaz Ezidiydi,Çizgili Pijamalı Çoçuk kitabında yer alan Schmuel Yahudi bir çocuktu. Bu karakterlerin ortak bir özelliği vardı,ya sevdiklerinden ayrı düştüler, ya da öldüler...Peki bu insanların suçu(!) neydi?Sadece onlara zülmedenlerden farklı bir ırka sahip olmalarıydı... Yıl 1943 Hitler ve Nazi canavarları Polonya'nın Auschwitz kampında.15 Nisan 1934 doğumlu, 9 yaşındaki Schmuel de bu kamptaki esirlerden yalnızca biri.Ne tesadüf ki yine 15 Nisan 1934 doğumlu, 9 yaşındaki Bruno'nun babası Nazi güçlerinde asker, görevlendirme ile buraya ailesi ile beraber gönderilecektir. Bruno'nun savaşa rağmen, kendilerine aşılanan ırkçı söylemlere rağmen Schmuel ile olan dostluğu anlatılıyor. Çekilen tel örgüler onların dostluğuna asla engel olamadı. Takıldığım nokta ise şu yazar kitabın sonunda bu olayların geçmişte kaldığını;bu zamanda,bu çağda böyle bir şey olamayacağını söylemiş. İşte burada duraklıyorum. Kitabın çocuksu nitelikte masum bir dili var çocuk kitabı kategorisinde yer almasının sebebi belki de budur ama çocukların okuyabileceği bir kitap niteliğinde değil,gerçekleri ağır gerçekleri aktardığı için. Kitap o kadar sürükleyici ki bir günden daha kısa bir sürede elimden asla bırakmayarak tamamladım. Sonunu filminde izlememe rağmen yine aynı etkiyi bıraktı, yutkunamadım. "Tam olarak fark neydi?Kendi kendine düşündü:Hangi insanların çizgili pijama,hangilerinin üniforma giyeceğine kim karar vermişti?" Severek okuduğum bu
Çizgili Pijamalı ÇocukJohn Boyne · Tudem Yayınları · 202150,6bin okunma
Puan vermedi·295 syf.··
2020 60. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2020 15:30
Mehmed Uzun'un üçüncü romanı, bir kürt aydınının hikayesi. bir aşk hikayesi.. bir savaş hikayesi.. bir hasret hikayesi.. bir tarih anlatısı..Sürgün birinin ruh halini ancak Mehmed Uzun gibi ömrü sürgünde geçmiş bir yazar böyle güzel anlatabilirdi diye düşünüyorum.Aşk davaya yenildi, dava ayak oyunlarına, hayaller realiteye...anılar da yetmedi, yenilgilerin soğukluğunu gidermeye.Okurken bitmesini istemediğim, içimi ısıtan, içimi acıtan roman. Herkese şiddetle ama şiddetle tavsiye ediyorum. Kürt tarihine de bi kuple göz atmış, olayların tam olarak bildiğimiz gibi olmadığını görmüş , gurbetin, sürgünün, kaybetmenin soğukluğunu birazcık olsun hissetmiş olursunuz. Aynı zamanda Kürt edebiyatının destanlarına yer verilmiş romanda.Binevşa Narin ve Cembeli'nin hikayesi... Aziz mirim, ahret kardeşim, Görüyorsun hayat bize ne oyunlar oynuyor?Hâlâ bu dünyadayım; hâlâ senden uzağım.Biraz daha sabret az kaldı. Çoğu zaman seni ve hayatımızı düşünüyorum. Nasıl hayattı? Ne yaptık? Kendi hayatıma dönüp baktığımda, gördüğüm tek şey yaşamış olduğum. "Mirim,hayatı yaşanılır kılan dört sesin varlığıdır. Yüreğin sesi,kadının sesi,müziğin sesi ve suyun sesi."
Edebiyat
Yitik Bir Aşkın GölgesindeMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20207,6bin okunma
10/10
·358 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
Şiirsel bir dil.360 sayfalık bir şiir,yürekten akan cümleler.Kuşlara yüklenen silüetler.Bine yakın mısra.Okudukça tortulaşan,kabaran yürek.Karanlığın ve aydınlığın bir kimliği var.Nehirler var hayatları bölen.Nehirlerden kanlar akıyor.Gece güne değil yüreklere de iniyor.Yaşamayı bilen insanların stranlarına ölüm dizeleri akıyor.Bir hınç büyüyor büyüyenin yüreğinde.İlk andı intikam oluyor.Sonra,sonrası olmuyor.Siyasi çıkarlar,rantlar,ideolojiler,geçmişin geçmeyişi bunlar hep kanın,ölümün davetiyesi.Ölüm ülkenin içine bir sınır çizmiş,altta kalanın canı çıkıyor.Teklifsiz geliyor ölüm zulümün ardından geliyor.Salt geliyor,yalnızca geliyor.Ölen de ölüyor öldüren de.Yüreğine,kalemine,diline sağlık Mehmed Uzun.Güzel,edinilmesi gereken bir tecrübe.Mehmed Uzunla tanıştığım ilk eser,günümü,gündüzümü,ruhumu aydınlattı.Kimi zaman düşündürdü,sorgulattı,kimi zaman şiirsel diliyle mest etti,kimi zaman hüzünlendirdi,çok şey kattı bana,benliğime.Hayatımın başka bir döneminde tekrar okuyabilmek dileği ile.
Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi KaranlıkMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 202010,9bin okunma