Bahrina

Ah şu modern psikanalistler yok mu! Dünyanın parasını alıyorlar insandan! Benim zamanımda beş Mark’a Freud’un kendisi tedavi ederdi sizi. On Mark’a hem tedavi eder hem de pantolonunuzu ütülerdi. On beş Mark’a Freud kendisini tedavi etmenize izin verirdi… ki buna istediğiniz iki çeşit sebze de dâhil olurdu. Woody Allen
Reklam
Puan vermedi·184 syf.··
2021 12. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2021 22:20
Eserimiz beş yaşında ama yaşına göre çok zeki olan Zeze’nin ailesiyle beraber yaşadığı yoksul hayattan bahsetmektedir. Zeze cesur ama yaramaz bir çocuktur. Yaramazlıkları yüzünden sürekli dayak yemektedir. Ama noel gecesi babasını mutlu etmek için saat 2’ye kadar ayakkabı boyayacak kadar da iyi yüreklidir. Babasının işsizliği yüzünden annesi sürekli geç saatlere kadar çalışmaktadır. Zeze ablası Gloriayı çok sevmektedir. Çünkü ona o evde en merhamet besleyen kişi odur. Zeze’nin tek bir isteği vardır o da sevilmektir. Yaramazlıklarından ötürü dayak yiyen Zeze sadece evdekilerden değil okuldan ve mahalledeki komşularından da dayak yemektedir. Buna rağmen cesareti kırılmayan bir çocuktur. Hatta abisi Totora için kendinden büyükleri bile dövmeye kalkışmıştır. Zeze bir gün yediği dayaklardan bunalır. Hatta intiharı bile düşünür. Onu intihardan alıkoyan biri vardır. Portuga. Portuga ile mutlu ve güzel günler geçiren Zeze aldığı bir haberle yıkılır… Her yaştan insanın okuyabileceği ve insanın ömründe en az bir defa okuması gereken bir kitap. Yazarın betimlemeleri çok iyi. İnsanın okurken kendinden bir parça bulduğu bir kitap. Okumayı düşünüyorsanız ve henüz başlamadıysanız bir an önce başlamanızı tavsiye ederim :)
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2014275,3bin okunma

Bahrina

, bir kitap okudu
Puan vermedi·184 syf.··
23 saatte okudu
·
2021 12. kitabı
José Mauro de Vasconcelos
8.9/10 · 275,3bin okunma

Bahrina

, bir kitap okudu
Puan vermedi·151 syf.·
19 saatte okudu
·
2021 11. kitabı
George Orwell
8.6/10 · 296,5bin okunma
"İçeride on ikisi de öfkeyle bağırıyor, on ikisi de birbirine benziyordu. Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı."
Reklam