Hülya Gençel

Hülya Gençel
@Bal_An_ne
Okudugumuz her satır insanın kendine açılan gizli bir kapısıdır. Ben o kapılardan geçmeyi, gördüklerimi paylaşmayı çok seviyorum…
KOVULMUŞ OLMAK? Bunun karşılığında Allah, A'raf-13: “Hemen, buyurdu: in oradan ne haddine ki orada tekebbür (kibir) edesin, haydi çık, çünkü sen alçaklardansın” Hicr-34: Buyurdu: "O hâlde çık oradan! Muhakkak ki sen racîmsin (tard edilmiş, taşlanmış,kovulmuş bulunmaktasın) İnsanın varoluşunun sistemle uyumdan uzaklaşması anlamına gelir. Kovulanların başına gelebilecek hadiseler de, dışarıdan ayrı bir ilah tarafından cezalandırılma şeklinde olmaz. Doğrudan bu uyumsuzluğun doğal sonuçları olarak ortaya çıkar. Mehmet Okuyan (Youtube "İbret Aldın mı" Programından)
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsanın hayattaki en önemli kararı "evliliği’’dir ... Kimi yoldaştır, ayak izini hep yanında görürsün. Kimi seni öyle sever ki, içinde kilitli kapı bırakmaz, püfür püfür esersin. Kimi senin huzuruna banar, aşkıyla çerçeveler asar, bir ömür indirmez. Kimi de öğretir sana. Kendinin eksiğini. Ayna tutar hem çillerine, hem inatçılığına, hem de tesadüflerine. Büyük öğretmendir onlar aynı zamanda. Seni sen yapan en önemli şeylerden biri olur sevgili. Nil Karaibrahimgil
S: Evrim yolculuğumuzda egomuzdan uzaklaşmak adına günlük hayatımıza katabileceğimiz önerileriniz var mı? C: Çok yiyorum. Karnım şişiyor. Bu mideden kurtulmanın yolu var mı gibi. Yerinde kullanmadığımız şeyleri genelde atmak istiyoruz. Ne işe yaradığını tam kavrayamadığımız şeyler bize fazlalık gibi geliyorMeditasyonda kafamı durdurmak istiyorum diyen çok ama kalbimi durdurmak istiyorum yok. Ne kafanın nede kalbin işi durmak. Ne de egonun kurtulmak…Ego aslında bir nevi zihinsel düzeyleri, içsel karar mekanizmalarını anlatmak için kullandığımız bir yöntem. Egodan kurtulmak değil mesele, onu farkedebilmek… Nefs, amaca giden yolda hayata hâkim olabilme becerisini geliştirebilmek için bir araçtır. Amaç değil. Yaşamak için yemekle, yemek için yaşamak arasındaki fark gibi… Sinan Canan
SECDE? Bakara 34: “Ve meleklere: “Âdem’e secde edin.” dediğimiz zaman İblis hariç, (onlar) hemen secde ettiler. (İblis) direndi ve kibirlendi. Ve kâfirlerden oldu.” Hitap meleklere mi? Meleklerin insana secde etmesi gibi bir algı oluşuyor! Secde nedir ? Secde Ademe mı? Ona esmayı programlayan Allah için mi? Meleklere dedik ki diye başladığı için İblis Melek miydi soruları da gündeme geliyor! Bunun üzerinden edebiyatlar yapılıyor.. Kuranı Kerimde Meleklerin isyan etme özelliği olmadığından bahseder hatta Melekler iradesiz gibi algıda var iradesiz ise ve İblis melek ise bu karşı çıkışlar neyin nesi? Aksine İblisin meleklerden olmadığı Kuranda açıkça belirtilmiştir. Keyf Suresi 50.ayeti net “İblis cinlerdendi….” diyor ötesi var mı? Biz meleklere dedik ki hitabı, büyük çoğunluk kimlerden oluşuyorsa hitap ona göre şekillenir bazen, içinde cinlerinde azınlıkta olmasının önünde hiçbir engel yoktur. Buna da gerek yok Araf Suresi 12.ayetinde derki “Secde etmemenle ilgili olarak seni engelleyen neydi ki sana özellikle emretttiğim halde diyor” özellikle hitabı var iblise secde emri ayrıca verilmiştir. Adem’ e başka bir şeydir; Adem için başka bir şeydir. Adem için, Ademi bu şekilde dizayn ettiği için ve bu yönüyle farklılıklar meydana getirdiği için meleklerin bilemediği şeyler onda ALLAH tarafından var olduğu için onun bu ayrıcalıklı noktasına onu sahip kılan Allah’ a secde edin demektir. Adem için yapılan yani bilen biri olarak dizayn edilmesi sebebiyledir. Bilginin asıl sahibine ediyoruz. Esmanın talim edilişi / programlanması münasebeytiyle. Bilmeyenler bilenlere boyun eğerler bu herzaman böyledir. Secde denilince de akla hep şekli bir eylem geliyor. Kuranda çeşitli yerlerde geçer ve mesele bir fiziksel eylemden ibaret tanıtılmaz. Hz Yusufun kıssasında geçer mesela bu