Sadece çocuk doğuran, bakan, büyüten, yetiştirenler midir anne? Daha derin manada, "doğurmak” tır annelik. Sadece fiziksel bir bebek değil; aynı zamanda bir anlam, bir yol, bir mana, bir eser doğuran herkes "doğurduğunun annesi" değil midir?
Hele kimileri vardır ki; talep edenlere kendi varlıklarının hakikatlerini öğretir (onlara ruh üfler), sayısız insanın özgür ve özgün birer Ferd olmalarına vesile olur, cehaletten irfaniyet doğurtur. Çağrıları duyulmadığı hallerde uçurumdan aşağı yuvarlanacak nice yaşamları çevirir. Beden olarak doğmuş ancak henüz kabuklarını kırıp gerçek varlıklarını kendilerinden doğurmamış insanların doğumlarına vesile olurlar.
Bunların hepsi, anneliğin farklı mertebeleridir. Ve her biri değerlidir. Çünkü ancak anneliğin bu iki kolu bir arada olduklarında "insaniyet" doğar. Birincisi eksik olduğunda, biyolojik hayat biter. İkincisi eksik kaldığında, ortada sadece "hareket edebilen kılıflar" kalır. Ve içlerindeki potansiyeli doğuramayan kılıflar, hiç yaşamadan ölürler.
Bu nedenle, insan olmaya iki anne gereklidir... Herkes kendini hâlihazırda birincisinden doğmuş olarak bulmuştur. Geriye ikincisi kalmıştır... Ancak onun için emek vermesi, araması, sorması ve uykularının kaçması lazımdır...
Çünkü ikincisi, ilkinden nazlıdır...
Turistleri sevse dahi; ancak kalbini açanları alır, evine...
Çağrı DÖRTER