“Tugay bir an bile düşünmeden, “seni korkutuyor muyum?” Diye sordu.
“Ben korkunç biri miyim?”
“O an, Tugay bu soruyu sorarken kendisini dönüştürdüğü adamı gördü”
“Özgürdü. Tugay Demir Çeviker, özgürdü. Fakat tutsaklık, onun özgürlüğündeki insanı da öldürmüş gibiydi. Aslında hapishanedeyken daha cesur hissettiğini fark etti çünkü dört duvarı ezberlemek çok daha kolaydı fakat özgürlükte gökyüzü sınırsızdı. İnsanlar da öyle.”
Üçü de eceliyle ölmemişti, üçü de erkekler tarafından öldürülmüştü, katledilmişlerdi. Üçü ve onlar gibi niceleri... Ve cezasız kalan nice canlar, annesiz kalan evladar, yaşayan ama ruhu öldürülen canlar ve daha birçoğu...