Yeşim G.

Yeşim G.
@Balmumuy
Zaten kalem dediğin elde fener aydınlığı. Murathan Mungan - Hamamname

Yeşim G.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·184 syf.·
27 saatte okudu
·
2025 74. kitabı
Rodrigo Quian Quiroga
8.1/10 · 37 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Unutmayalım ki Funes genel, Platoncu fikirleri tasavvur etmekten acizdi. (...) İngilizce, Fransızca, Portekizce, Latinceyi çok kolay öğrenmişti. Fakat düşünme konusunda çok becerikli değildi sanırım. Düşünmek farklılıkları unutmak, genelleme yapmak, soyutlama yapmak demektir. Funes’in kalabalık dünyasında neredeyse sınırsız ayrıntılar dışında hiçbir şey yoktu. Borges'ten, Gerlind, Rodriguito ve Felipe’ye Leicester, Kasım 201
Sayfa 178 - Boğaziçi üniversitesi Yayınları·Kitabı okudu
Borges harikulade bir paragrafta (“Blather for Verses”, The Size of My Hope içinde, 1926) şunları söyler: Görünüş dünyası karmakarışık bir duyumlar toplamıdır. (...) Dil dünyanın esrarengiz bolluğunun başarıyla düzenlenmesidir. Başka bir deyişle, gerçekliğe adlar atfederiz. Yuvarlak bir şekle dokunuruz, küçük bir ışık huzmesini şafak olarak görürüz, karıncalanan ağzımız bizi memnun eder ve kendimize yalan söyler, bu üç ayrı şeyin aynı şey olduğunu ve portakal adını aldığını söyleriz. Ay bizatihi bir kurgudur. Burada üzerinde durmayacağımız astronomik gerçekler haricinde, şu an açıkça Recolata’nın üzerinde yükselen sarı çember ile birkaç gece önce Plaza de Moya’nın üzerinde gördüğüm ince pembe dilim arasında hiçbir benzerlik yoktur. Her ad bir kısaltmadır. Soğuk, keskin, acıtıcı, kırılmaz, parlak, sivri diyeceğimize hançer deriz; güneşin geri çekilip gölgelerin yaklaşması diyeceğimize günbatımı deriz.
Sayfa 174 - Boğaziçi üniversitesi Yayınları·Kitabı okudu
Aristoteles Ruh Üzerine’de (431a, 431b) bir şeyi bilmenin onun özünü soyutlayıp ortaya koymak için birtakım özelliklerini çekip çıkarmak, bir kavram yaratmak anlamına geldiğini belirtiyordu. Bu soyutlama ve genelleme süreçleri düşüncemizin temeli olan fikirleri oluşturmamıza imkân tanıyan şeydir. Düşünen ruha gelince imgelemeler onda duyulmamanın yerini alırlar ve bu ruh, iyiyi veya kötüyü tasdik veya inkâr ettiğinde, kaçar veya izler. ... Düşünme yetisi neyin peşinden gideceğine, neden kaçacağına duyulurlarda karar verir ve düşünme yetisi böyle, hatta duyulmamanın dışında, imgelere kendini verdiğinde kımıldar, örneğin bir meşalenin ateşten olduğunu algılayarak, kıpırdadığını görünce, ortak duyu yardımıyla biliriz ki, meşale bir düşmanın yaklaştığını belirtir. (a.g.e., s. 188-89)
Sayfa 172 - Boğaziçi üniversitesi Yayınları·Kitabı okudu
19. yüzyılın sonunda William James çağrışımların anılan güçlendirdiğini yazmıştı: “Eğer fikrin kendisi yoksa, onunla bağlantılı fikirler vardır. Bunlardan en azından birinin, peşine düştüğümüz fikri çağrıştıracağı umuduyla hepsini bir bir yoklarız ve birinden biri bu açıdan işe yararsa, mutlaka onunla bağlantılı bir fikirdir, bir tür çağrışımla fikri uyandırır.” (...) Dolayısıyla “iyi bir hafızanın sırrı ” korumayı istediğimiz her olguyla çeşitli ve çoklu çağrışımlarda bulunmaktır.
Sayfa 160 - Boğaziçi üniversitesi Yayınları·Kitabı okudu