Yeşim G.

Yeşim G.
@Balmumuy
Zaten kalem dediğin elde fener aydınlığı. Murathan Mungan - Hamamname
Francis Crick idealizmi destekliyor görünen bir argümanla ya da dilerseniz Berkeley’nin düşüncesinin 20. yüzyıl sonundaki bir yeniden yorumuyla şunları yazar: Gördüğünüz şey gerçekte orada olan değil, beyninizin orada olduğuna inandığıdır. (...) Görmek etkin ve bitiştirici bir süreçtir. Beyniniz geçmiş deneyimlerine ve gözlerinizin sağladığı sınırlı ve belirsiz bilgiye dayanarak kendince en iyi yorumu yapmaktadır.
Sayfa 125 - Boğaziçi üniversitesi Yayınları·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Abes gelebilir, ama görme organımız göz, işitme organımız kulak değildir; aslında beynimizle görür ve işitiriz.
Sayfa 125 - Boğaziçi üniversitesi Yayınları·Kitabı okudu
Deneyimlediğimiz gerçeklik beyinlerimizde gerçekleşen bir dizi algının ürünüdür. Aristoteles psikenin, düşüncemizi oluşturan fikirleri, kavramları ve soyutlamaları üretmek için duyularımızla topladığımız bilgiyi kullandığını savunur. Ruh Üzerine’de şöyle yazar: Düşünmek algılamaktan farklıdır ve kısmen tahayyül, kısmen inanç olduğu düşünülür. (...) O halde bu sistemde tahayyül etmek kelimenin dar anlamıyla algıladığımız şeyin konusunu onaylamaktır.
Sayfa 124 - Boğaziçi üniversitesi Yayınları·Kitabı okudu
İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Deneme'nin can alıcı bir bölümünde Locke öznenin kendini aynı görmesini sağlayanın ne olduğunu sorgular. Dekartçıların dediği gibi tözsel ve her zaman düşünen bir ruha sahip olmak mıdır? Hep aynı olduğumu bilmemi sağlayan, daha ziyade geçmiş edimlerimi şimdiki edimlerimle bağlantılandırarak edindiğim bilinç değil midir: "Zira bilinç her zaman düşünceye eşlik eder, herkesin kendim dediği şey orada bilincin içindedir ve onu diğer tüm düşünen şeylerden ayıran şey de bilinçtir. Ayrıca kişisel özdeşlik ya da makul bir insanın her zaman aynı olmasını sağlayan şey de sadece bundan ibarettir. Bu bilinç geçmiş eylemler ve düşüncelere ne kadar uzanabiliyorsa, o kişinin özdeşliği de o kadar uzağa uzanıyor demektir. Benlik şu an, önceden olduğuyla aynı şeydir. Geçmişteki o eylem de bugün onu zihnine koyanla aynı benlik tarafından yapılmıştır"
Sayfa 29 - Fol Yayıncılık
Anılarımızı öyle bir kaybetmişiz ki 'salt' şimdide yaşıyoruz diye hayal etmeye çalışalım. Kesin bize düşen şimdinin doygunluğu değil, daimi kayıptan doğan kaygı olurdu.
Sayfa 29 - Fol Yayıncılık