Yeşim G.

Yeşim G.
@Balmumuy
Zaten kalem dediğin elde fener aydınlığı. Murathan Mungan - Hamamname
Kitaplar Borges için o kadar önemliydi ki, “Kitaplarım” adlı şiirinde şunları yazmıştı: Kitaplarım (benim varlığımdan habersiz) Şu yüzüm gibi tıpkı, benden bir parça, Şakaklarına kır düşmüş, gözü dumanlı Boşuna arayıp durduğum camda aynada Ve avucunu çukurlaştırıp sıvazladığım. Haksız da sayılmam düşünürken acıyla Beni dile getiren en can alıcı Sözcüklerin bu sayfalarda oluşunu, Benim yazdıklarımda olmak yerine. Böylesi daha iyi. ölülerin sesleri Sonsuza dek konuşacak benimle.
Sayfa 32 - Boğaziçi üniversitesi Yayınları·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Birçoklarınca modern psikolojinin kurucularından biri olarak görülen William James temel eserlerinden biri olan The Principles of Psychology’de [Psikolojinin İlkeleri] (1890) bellek hakkında şunları söyler: Eğer her şeyi hatırlıyor olsaydık, birçok durumda sanki hiçbir şeyi hatırlamıyormuşçasına kötü olurduk. (...) “Paradoksal sonuç şudur: Hatırlamanın koşullarından biri unutmaktır. Çok sayıda bilinç durumunu tamamen unutmadan ve belki bir o kadarını da geçici olarak unutmadan, hatırlamak mümkün değildir.”
Sayfa 29 - Boğaziçi üniversitesi Yayınları·Kitabı okudu
Nietzsche unutmanın önemi üzerine harikulade bir değerlendirmesinde şunları yazar: En aşırı örneği, unutma gücüne sahip olmayan, ama her yerde bir oluş görmeye mahkûm birini getirin gözünüzün önüne: böyle biri artık kendi varlığına inanmaz, artık kendine inanmaz, her şeyin hareketli noktalar gibi birbirinden uzağa aktığını görür ve bu oluş ırmağında yitirir kendini: Herakleitos’un gerçek bir öğrencisi gibi, parmağını kaldırmaya cesaret edemeyecektir artık. Her tür eylemde unutmak vardır: her tür organik yaşamda yalnızca ışığın değil, karanlığın da olması gibi.
Sayfa 28 - Boğaziçi üniversitesi Yayınları·Kitabı okudu
“İşitilen hiçbir şey aynı sözcüklerle tekrarlanamaz”.
Sayfa 26 - Boğaziçi üniversitesi Yayınları·Kitabı okudu
Borges ABD’de yayımlanan bir mülakatta, uykusuz gecelerinde (belki de Adrogue’deki üzüm bağında yapış yapış terlediği bir yaz gecesinde) Funes’i nasıl tasavvur ettiğine dair daha fazla ayrıntı verir:Uykusuzluk çektiğimde, kendimi unutmaya, bedenimi unutmaya, bedenimin duruşunu, yatağı, mobilyaları, otelin üç bahçesini, okaliptüs ağacını, raftaki kitapları, köyün sokaklarını, istasyonu, çiftlik evlerini unutmaya çalışıyordum. Ama unutamadığımdan, bilincim açık kalıyor, ben de uyuyamıyordum. Sonra kendi kendime, algıladığı hiçbir şeyi unutmayan bir adamın olduğunu varsayalım dedim; tek bir gün içinde, binlerce şeyin meydana geldiği bir günde Ulysses’i ortaya çıkarabilen James Joyce’un da başına aynısının geldiği malumdur. Bu olayları unutamayan ve sonunda sınırsız belleği yüzünden ölüp giden birini düşündüm. Tek kelimeyle, yarım yamalak tasvir ettiğim bu serseri benim; yahut edebi amaçlarla aşırdığım, ama uykusuzluğuma tekabül eden bir imgedir.
Sayfa 23 - Boğaziçi üniversitesi Yayınları·Kitabı okudu