Bir şeyi görebilmek için onu anlamak gerekir. Bir vahşi misyonerin İncil’ini algılayamaz , bir gemi yolcusu güvertede gördüğü halatları bir denizcinin edasıyla göremez. Evreni gerçekten görmüş olsaydık belki onu anlardık..
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Başkentli zavallı bir delikanlı nasıl sığırtmaçların ya da tarla işçilerinin yazgısını romantik olarak düşlüyorsa taşralı bir delikanlı da gazeteci olmayı öyle romantik zanneder.
Kitabın iyi yanlarından biri eğer bir işin peşini bırakmazsanız neler neler başarabileceğinizi okunaklı bir dilde bahsediyor lakin pek edebi olduğu söylenemez. Maraton koşmaya karar mı verdiniz ve haliyle de motivasyona ihtiyacınız mı var? Bu kitap tam size göre gayet ortalama diyebileceğimiz bir kişinin disiplinini elden bırakmayarak yapabileceklerine güzel örnekler barındırıyor.
Borges Abimizi ilk okunduğunda ağzınızda belki mayhoş bir tat bırakabilir ne okudum ya hu ben diye kendinize sorabilirsiniz gayet normal hatta 2-3 öyküyü hızlı hızlı okursanız hızlıca bitireyim diye hiçbir şey anlamayacaksınız... biraz zaman tanıyın hem Borges'e hem kendinize demlenmesi lazım zihninizde. Sonra tekrar dönüp okuyun
''Ulrike'' adlı öyküsünü belki 7 kere okumuşumdur ve hala her okuyuşumda aldığım estetik tad azalacağına artıyor gerçekten büyülü gerçeklik dedikleri şey bu olsa gerek satırlarımı öykünün kapanışıyla bitiriyorum
''Yüzlerce yıllık karanlıkta aşk akıp gitti ve ben ilk ve son kez Ulrike’nin görüntüsüne sahip oldum ''