Lozan'daki görüşmelerde hiçbir temel konuda ilerleme sağlanamaması karşısında bir mutabakat üretme arayışındaki Mustafa Kemal, izlenecek ekonomi politikaya ilişkin İngiltere'nin kaygısını gidermeye yönelik palas pandıras bir İzmir İktisat Kongresi toplama hazırlıkları başlatır. Bu kapsamda, o ana kadar saltanat rejimi ve emperyalistlerle
saf tutmuş olan İstanbul'un Müslüman tüccarlarına belirleyici rol verilecek ve bu kongre üzerinden, Türkiye'nin kapitalist yoldan ilerleyeceği taahhüdünün dünyaya ilan edilmesi sağlanacaktı. Düşünün ki Ali Kemal linç ettirilecek, ama siyasetçi Ali Kemal'in sermayedar versiyonları, İstanbul'dan getirtilip yeni rejimin yeni egemeni kılınarak ve onlar üzerinden İngiltere'ye selam gönderilecekti. Bu beklenmedik kongre ile gerçekte, kapitalist-emperyalist dünyaya, Sovyetler ile değil kendileriyle birlikte olunacağı güveni verilerek, Lozan'daki tıkanmayı aşma imkanı için bir yol temizliği yapılıyordu.