Para, değişim sırasında, zorunluluğun oluşturduğu kristaldir, böylece farklı emek ürünleri fiilen birbirlerine eşitlenir ve bu uygulama sonucu metalara dönüşürler. Tarihsel ilerleme ve değişimin genişlemesi, metalarda saklı bulunan kullanım-değeri ile değer arasındaki karşıtlığı geliştirir" (Marx, 1986, 102). Bu anlamda bir metanın, "herhangi bir değişik türde bir diğer metayla ilişkisi bütün ilişkilerin en basitidir."
Marx'ın ekonomik analizinde belirleyici olan yöntem onun çalışmalarının kapitalizmin dinamiklerini belirleyen içsel ilişkiler (internal relations) ile bu ilişkilerin yüzeysel olgular olarak görünümleri arasında diyalektik ilişkiyi yakalamasında yatar.
Soyutlama Marksist epistemolojinin başvurduğu temel yöntemsel araçtır. Marx Kapital-I'in girişinde vurguladığı gibi; "ekonomi biçimlerinin tahlilinde ne mikroskoptan yararlanabilinir, ne de kimyasal araçlardan. Her ikisinin de yerini, soyutlama gücu almalıdır" (Marx, 1986, 16 ). Soyutlama bu anlamda, pratik olarak anlamlı bilgi üretme için ele alınan nesne /olguyu tanımlayan belirli özelliklerinin, bu niteliğe sahip olmayan özellikleri dışlanarak, onun özel şartları üzerinde yoğunlaşma anlamina gelir.
Emeğin üretkenliğini yükseltmek, emeğin üretkenliğini yükselterek emek gücünün değerini düşürmek ve böylece bu değerin yeniden üretimi için gerekli olan iş günü parçasını kısaltmak için, sermaye, emek sürecinin teknik ve toplumsal koşullarını ve dolayısıyla da üretim tarzının kendisini kökten değiştirmek zorundadır.