Sovyetler Birliği'nin başarılarını değerlendirirken, ne derece düşük bir seviyeden yola koyulduğunu göz önünde bulundurmak önemlidir. Devrim öncesi Rusya'yı niteleyen özellikler, geniş çap lı açlık, şiddetli bir otoriter rejim, korkunç düzeyde eşitsizlik, her yere nüfuz etmiş bir ırkçılık, bütün suçu Yahudilere yükleyen bir anti-semitizm ve acımasız sömürüdür. İşçi ve köylüler, temel eği tim alma hakkından bile yoksundu. Müflis durumdaki çarlık re jimi (ve dahası, Şubat 1917 devriminden sonra kurulan geçici hü kümet), sömürgeci yayılma uğruna, milyonlarca sıradan insanın hayatının feda edilmesini hiçe saymıştır. Batı akademisindeki eğilim, Sovyet işçilerinin payına düşeni, 21. yüzyıl Kuzey Amerikasındaki orta sınıfla karşılaştırmak yö nündedir. Çarlık Rusyası'nın koşulları, çok daha anlamlı bir refe rans çerçevesi sunmaktadır.