Baran

Baran
Pratikten yalıtılmış düşüncenin gerçekliği ya da gerçeksizliği konusundaki tartışma, tamamıyla skolastik bir sorundur. Feurbach üzerine II. Tez
İdari işlemlerde sağlanan hızlılık, ağsal olarak azami bilginin toplanıp merkezileştirilmesinin, kontrol ve denetimin artmasının sonucudur. Kimlik numaranız parmak iziniz gibi. Dijital cihazlar ve biyometrik sistemlerle her an, işte, metroda, otobüste, durakta, cad-delerde, evinizin sokağında takiptesiniz. Önceden sizden alınmış ve haberiniz dahi olmadan hakkınızda toplanmış bilgilerle barkodlanmış olarak kayıt altındasınız
Reklam
Devlet, kapitalist ekonominin ve tekellerin ihtiyaçlarına göre yeniden örgütlenmektedir. Ekonomiden siyasete kapitalist küreselleşme, sermayenin akışkanlığındaki artma, politik ve toplumsal süreçlerdeki hareketlilik, iç ve dış politika ayrımlarının silikleşmesi, tektonik ve günlük dalgalanmalar, emperyalist kapitalist sistem içerisindeki çelişkiler ve sınıfsal toplumsal muhalefetin yeni bir biçim ve boyut kazan makta oluşu, devletin yeniden yapılanma zorunluluğunu doğurmuştur
İşçi sınıfı, devrimciler, komünistler, kapitalist devletlerin özne olduğu jeopolitik çatışma ve hegemonya savaşları karşısında nasıl bir siyaset izlemeli, nasıl tutum almalıdırlar? Jeopolitik çatışmaların bir tarafında olmak türünden bir seçenek var mı? Bu soruya bugün kesin olarak olumsuz yanıt vermek gerekir. Somut durumların so mut çözümlemesi üzerinden bu devletler arasındaki "olaylar"la ilgili olarak çözümleme yapmak, eleştirel bir yaklaşımla tutum ve tepkiler geliştirmek başka, mevcut devletlerden biriyle saf tutmak başkadır. Örneğin, ABD karşısındaki konumları ve çıkışları nedeniyle, Çin'e, Rusya' ya, Suriye'ye "devrimci" misyonlar yüklemek doğru değildir.
Sayfa 63
Feodalitenin ve monarşinin simgelerine karşı savaş, devrimin ilk dönemlerinde (1789-1794) akıl almaz ölçülerdeydi. Takvimi, ay, gün isimlerini değiştirdiler. Eski ayların yerine, Brumaire (sis), Frimaire (soğuk), Pluviose (yağmur) ve Ventose (rüzgar) türün den adlar koydular. Kutsal günleri "şalgam günü", "domuz günü", "hasat günü" gibi adlarla değiştirdiler. Metreyi ve gramı yeniden tanımladılar. Paris'te 1400 sokağa yeni isimler verdiler. XV. Louis Meydanı, Devrim Meydanı oldu. Devrimciler kendi isimlerini bile değiştirdiler. Brutus, Spartaküs, Liberte . . . Dışişleri Bakanı Pierre Henri Lebrun, kızının adını 'Civilisation-Jemappes-Republique' (Uygarlık-Jemappes-Cumhuriyet) koymuştu. Arı kraliçenin adı, "yatan arı" olmuştu. Oyun kartlarındaki papaz, dam ve valenin yerini özgürlük, eşitlik ve kardeşlik almıştı. Mutfak aletlerinin, mobilyalarının adları, hatta Fransa haritasındaki yer, ırmak isimleri vb. değiştirilmişti.
Terör dönemini ve uygulamalarını, başta Robespierre, Jakobenlerin iktidar hırsıyla, kan dökücülüğüyle açıklamak sığ bir yaklaşımdır. Devrim, emekçiler-yoksullar tarafından aşağıdan "toplumsal bir cumhuriyete" doğru zorlanmış, Jakobenler kendi köktenci "cumhuriyet"lerini monarşik restorasyona karşı güven ceye almak güdüsüyle bu kesimlerle bağlaşıklık kurmuş, "devrim"i iç ve dış tehlikelere karşı savunmak ve "kamu düzenini" sağlamak üzere siyasal şiddete başvurmuş, bir bakıma kestaneleri ateşten elleriyle alarak tarihsel sınıfsal görevlerini yerine getirmiş, yoksul lara, baldırıçıplaklara verilen ödünlerin burjuvaziye "fazla" geldiği noktada ise giyotine gönderilmişlerdir.
Sayfa 41
Reklam