Marx’ın yorumuna göre kapitalist gelişim sürecinin olgunlaştığı bir evrede doğanın/toprağın artı ürün yarattığı düşüncesinin yerini, emek değerin alması ile birlikte Fizyokrasi düşünüşü daha ileri bir iktisat kurgusuna evrilmiştir.
Somut gerçeklik düzeyi ve bu düzeyin hareket yasaları, bilimin nihai olarak çözmeye çalıştığı en karmaşık ilişki düzeyidir. Bilim, bu somut ilişkiler içinde, ana eğilimi etkilemediğini düşündüğü bazı unsurları incelemenin dışında bırakarak, yani soyutlayarak ve kendisi de soyutlama ürünü olan kavramları kullanarak bir egemen ilişki betimlemeye çalışır. Nihai açıklamaya varmak, somut ile soyutlama arasında diyalektik bir süreç gerektirir. İlk soyutlamanın ardından tekrar somuta dönülür ve soyutlama somutta sınanır.
insanlar değer bilmez hale gelmiştir ama bunun nedeni bireylerin kendisi değildir, sistemin yarattığı yapısal bozulmadır. Kapitalizmin pırıltılı/göz boyayıcı fiyatlar dünyası, değerleri yok etmiştir. Her şey metalaşmıştır ve her şey etiket fiyatı kadar değerlidir. Metaların ne için, kimin tarafından, nerede, nasıl üretildiğinin ve ne için tüketildiğinin bir önemi yoktur. Onların kullanım değerleri, faydaları, emek ürünü olmaları ya tamamen unutulmuştur ya da ikincil plandadır.