Baran

Baran
Pratikten yalıtılmış düşüncenin gerçekliği ya da gerçeksizliği konusundaki tartışma, tamamıyla skolastik bir sorundur. Feurbach üzerine II. Tez
Özgürleşme, zorunluluğun bilinciyle, henüz gerçek olmayanın, seçenek olarak bilinmeyenin bir seçenek olarak var edilmesinden geçer. Seçenekler ise, ancak gerçek yaşamdaki ipuçlarından, filizler den çıkartılabilir. Çaresizlikle olanaklar arasındaki çelişkinin, öz gür insan eylemine alan açması ipuçlarının, ana halkaların bilince çıkarılmasına, eyleme dönüştürülmesine bağlıdır.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Pratik kapitalizm eleştirisinin pozitif kanalı ise yaparak inkar etme, eşitlikçi/hakçı karşıt kültür oluşturma, ortaklaşıcılık, gönüllü çalışma, dayanışma, empati ve özgürleşme yönelimlerinde cisimleşen komünal deneyimler kanalıdır. Bir toplumsal dönüşümün itici gücü, yalnızca sonuçlara itirazla kalmayıp, "yeni" gereksinmeleri karşılamak için girişilen kurucu eylemlerden, denemelerden gelir.
Pratik eleştirinin negatif kanalı red ve inkardır. Yapmamak, yaptırmamak, direnmek, boykot etmek, tüketmemek, kullanmamak. Toplu eylemlerden, günlük yaşamdaki küçük itirazlara, davranış biçimlerine kadar binlerce edim, pratik eleştirinin dönüştürücü güç kaynaklarını, kanallarını oluşturur. İnsanla doğa arasındaki, toplum sal cinsiyetler arasındaki, zenginlerle yoksullar arasındaki yarılma ve uçurumlara karşı pratik olarak yürütülen mücadeleler, çok büyük bir devrimci gizil güç barındırıyor. 1789 Fransız Devrimi'nin kitlesel gücünü oluşturan iki temel negatif talebin feodal ayrıcalıkların ve yük sek dolaylı/doğrudan vergilerin kaldırılması olduğunu unutmayalım. Bugünün ayrıcalıklıları sermaye oligarklarıdır. Hükmettikleri güç ve maddi olanaklar açısından feodal aristokratlarla karşılaştırılamayacak kadar ayrıcalıklılar.
Kurtuluş bilincinin ve hareketinin doğacağı yer, yabancılaşmış etkinliğe karşı isyan ve inkar mücadelelerinin serpildiği alanlardır; bu mücadelelerin gündelik yaşam içindeki dışavurumları, bunlarla birlikte pratikleşen karşıt kültür biçimleri, embriyo halindeki devrimci olanaklardır. Kurtuluş bilinci ve eylemi, gerçekliğin düşünsel ve pratik eleştirisinden üretilecektir.
Sıçrayışları hazırlayan dinamikler, evrim sürecinin tüm evrelerinde kesintisiz biçimde birikmekte; işlemektedir. Evrim, aşağıdan yukarıya, doğrusal, kerteci bir hareket, tekdüze bir süreklilik değildir. Yaşamın tarihi; yavaş birikim dönemlerinin, kısa ve ani kitlesel tükenişlerin, onları izleyen kopuş ve sıçramaların tarihidir. Bu anlamda evrim ve devrim süreçleri iç içedir.