Baran ŞİMŞEK

Baran ŞİMŞEK
@Baransimsek
Kamburumla kürküm. Eyleşme telaşına kapılmışım Ürktüm! Yüklenmişim masivayı, Giyinmişim saadet bilip, Şanı, makamı, parayı, malı ve enva-ı. Ne edinmişim saysam. Heyhat. Bulamam hiçbirinden. Dirlik denizinden bir esinti, Yıkansam dedim, Pirim. Önce soyunmak gerek. Yoksa yakar bu deniz, Madem kamburun dökülsün istedin. Önce kıracak, Onca kırık ile, Nasıl aşılacak bu deniz? Gemiler ilişti gözlerine, Kaptanları usta, Gidip gelmişler onca. Kara göründü, Pirim al beni de, Boğulup gidecek bu keriz... Bunca yol bunca gemi.
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sesi yankılanır Adaveti ile nefsin. Ben ben der. Ben ben olmayanda. Bunca silah bunca alet, Nereden gelmiş? Doğrultur kemalime. Sanmam ki vursun beni. Bu korku, Nereden gelmiş? Neticede merkeptir. Binilip gezilecek, Kör kuyulardan Hakikat remzine yetiştirecek canı, Ölüp gidecek. Vardır, Davasına sadık. Hatrı sayılır diye, Benlik dava edecek. Hakkın hatırına, Bu katır güdülecek. Bu yol öyle yol ki. Hakikat bilinecek...
1K
Gönül hasar aldı Sedef gönüle çattı. Tutuştu kaldı, Saman mı kömür mü ağaç mı. Gönül geceye daldı. Kesbetti kurbiyyeti. Yangın bacayı sardı. Gerek ölüm vardı. Yandı kavruldu kaçtı. Temiz oldu için. Felaha öyle bulaştı Firaki ortadan kalktı, Gönül abdest aldı. Ateşi ibrik yaptı. Anca çıkar bunca kirin. Emir ona ulaştı. Baran Şimşek
Şiir
Kudüs Saldırıları ve Ahvale Dair
Bismillahirrahmanirrahim Evet Kudüs; ilk kıble, Miracın nişanesi, namazın habercisi Kudüs. Özellikle her Ramazan-ı Şerif'te ve haricinde yaralanan, İslam'ın ve bütün inananların yarası Kudüs. Birkaç kelam edeyim istedim meseleye dair. Okunur mu, okunmaz mı demeden dertleşeyim. Dinler tarihine şöyle bir göz atsak sanırım daha fazla uğruna kan dökülen, daha uzun çatışmalara sahne olan bir toprak bir belde göremeyiz. Haçlıların yahudilerin ve dahi islam olanların bu beldenin mukkadesatı ile ilgili hem fikir olmalarından olsa gerek, her yüzyılda Kudüs'te savaştan ve ölümlerden sesler duymak mümkün. Ceddimiz uzun bir süre barışı ve huzuru sağlamış olsa da yıllar içerisinde yapılan hatalar, bizi bugüne düçar etmiş. İki rekat namazı çok görenlerin esareti altında yıllar kaybetmiş Kudüs. Peki nedir çaremiz? Nasıl yeniden gelir barış ve huzur, Nasıl anlaşılır İslamın gür sadası. Ve belki isteyerek belki korkarak nasıl yeniden bırakırlar Kudüs'ü bize? İman edenlere... Açıkçası, bu halimizden sokaklarımızın camilerimizin ahvalinden yola çıkarsak. Ticaretimizden, sosyal yaşantımızdan, karı-koca ilişkilerimizden, çocuklarımızı yetiştirme biçimimize, şöyle bir halimize bakarsak, değil Kudüs'ün bu hali Medine'de Mekke'de var olan sükunet ve rahatı bile kendimize çok görmemiz gerekir. Elhamdülillah ki Allah(c.c) bu noktada gazabıyla değil de rahmetiyle muamele ediyor diye şükretmemiz iktiza eder. Depremler, darbeler, seller ve bütün bu ibret dolu hadiseleri değerlendirme biçimimize şöyle bir bakın... Geride kalan tartışmalar göz atın. Meseleyi Hak ve Hakikat perspektifinden kaçımız ele aldık? Kaçımız kendimize şöyle bir çeki düzen verme ihtiyacı hissettik? Hadiseler yaşandı. Sebepler tartışıldı. Allah(c.c) ve verdiği mesajları anlamak şöyle dursun, bir mesaj verdiğini düşünen kaç
Mescid-i Aksa
Sema kapıları açılsın Açılsın da, Nur mudur nasibin, Kor mu? Yönelmemiş olana teveccüh, Rahmet midir? Gazap perdelerine örülmüşse yol. Gelen vuslat mıdır? Duyulmam sanır insan, Görülmez gibi. İşlerken her hakir masnuatı. Mazlum musun şimdi, Zalim mi? Davamdır, Seni yenmek nefsim. Ahkamdır, En büyük savaşım. Sen mi büyüksün, Ben mi? Atam Fatih'in dediği gibi. Baran Şimşek
1000Kitap