Barbuci

Barbuci
@Barbuci
14 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Reklam
Bin Hitit Tanrısı
Bin Tanrılı Ülke! Bu ifade mağrur ve abartılmış olmasına rağmen Hitit panteonunda kuşkusuz yüzlerce tanrı bulunuyordu. Hitit ordularının düşman ülkelerin tapınaklarından ele geçirdiği tan- rı heykelleri de diğer ganimetlerle birlikte arabalara yüklenir ve diğer tanrıların saflarına katılmak üzere Hitit anayurduna nakledilirdi. Fatihler, bu tanrilara da ibadet ederler, onlara da adaklar sunarlardı. Hitit antlaşmaları hazırlanırken üizerine yemin edilecek uzun tanrılar listesinde bu tanrılar da bulunurdu. Hitit dininde, tüm çok tanrılı dinlerde olduğu gibi kâfir sözcügünün bir anlamı yoktur. Düşmana ait bir tanrının ele geçirilmesi, düşmanın yenildiğinin ve boyun eğdiğinin en açık göstergesiydi. Daha düşük konumda olsa bile, düşmanların inandıkları da tanrıydı ve fatihlerin ülkesinde de tanrı muamelesi görürdü.
Sayfa 251
Kitap Alıntısı
Filmi çekilmesi gereken bir hikaye
10/10
·344 syf.·
Beğendi
·
2023 10. kitabı
10.Boyut bir bilim kurgu romanı mı, yoksa bilim kurgu sosu ile servis edilmiş bir alternatif gerçeklik hikayesi mi tartışılır. Ama hikayenin altında çok sağlam ve uzun araştırmalara dayalı engin bir bilgi hazinesinin olduğunu söylemek yanlış olmaz sanırım. Gök Türk’ün daha önce yazdığı romanlarında işlediği ve bilen okurların aşina olduğu Sümerlerin kadim tanrılarını da kapsayan bir hikayeye giriyor olsak da, konunun bizleri çok daha farklı yerlere götüreceğini ve bunu yaparken popüler bilimi o kadar güzel bir şekilde hikayenin içine yedirdiğini görerek ve aslında yazılan, anlatılan tarihle bizim bilmediğimiz gerçek tarih arasında ne gibi farklar olabileceğini düşüneceğimiz bir beyin fırtınasına dalıyoruz. Hayatımızda yaşadığımız gördüğümüz duyduğumuz, okuduğumuz, izlediğimiz onlarca yüzlerce haberin, aslında farklı bir boyutu olabileceğini bizlere düşündürtüyor ve bunun da ötesinde inandırıyor. Tabi ki mitolojiye uzak olmayan, kadim tarihler hakkında bilgi sahibi okuyucuların hikayeye daha derinden bağlanacaklarını söyleyebilirim. Hikaye o kadar akıcı şekilde ve heyecanla ilerliyor ki, bir sonraki sayfada neler olacağını merakla bekliyor ve kitabın sürpriz sonuna ulaşıyorsunuz. Spoiler vermemek için hikayeden bahsetmedim. Ancak hikayedeki karakterlerin bir kısmının tarih ve mitoloji severleri heyecanlandıracağını söyleyebilirim. Gök Türk’ün bu romanı yazarken kuantum fiziğinden, astronomi, fizik, kimya ve biyoloji, geometri gibi temel bilimlere, tarihten mitolojiye, antropolojiden tıbba kadar bir çok konuyu hikayeyle harmanladığını görüyoruz. Romanı okurken sadece heyecanlı bir hikaye okumakla kalmıyor aynı zamanda bilmediğimiz ya da daha öncesinde duysak da pekiştirmediğimiz bir çok değerli bilginin de üzerinden geçmiş oluyoruz. Bir zamanlar bizlere benzer hayatları
Edebiyat
10. BoyutGök Türk · Md Basım · 202335 okunma
Bir gün Çankaya'da Mussolini'nin elçisi, ülkesinin Antalya bölgesi üzerinde yeniden öne sürdüğü isteklerden söz etmişti. Gazi, onu hiçbir şey söylemeden dinledi. Sonra birkaç dakika izin isteyerek odadan çıktı. Döndüğü vakit, Cumhuriyetin ilanından beri ilk olarak sırtına mareşal üniformasını giymişti. Ses çıkarmadan yerine oturdu ve, "Şimdi devam edin lütfen," dedi. Susma sırası büyükelçiye gelmişti.
Sayfa 479