İnanıyorum. çünkü İnanmak istiyorum, çünkü inanmamazlık edemem, çünkü ruhumun buna ihtiyacı var. Biz ondan nedenlerini soruyoruz, o sadece inancı öne sürüyor
Crudeli. - Benim böyle bir ümidim yok. Böyle bir şey istesem de inanamam, ama kimseden de söküp atamam. Eğer gözüm olmadan görebilecek ve kulağım olmadan işitebileceksem, kafam olmadan düşünebilecek, yüreğim olmadan sevebilecek ve sinirlerim olmadan duyabileceksem, yani gövdem yok ama ben gene de varım, doğrusu böylesi pek işime gelir".
Spiritüalist inançlar genellikle ruhun gereksinmesi olarak gösteriliyor: Bu, spiritüalizmi herkesin kabul ettiği varsayımına götürür. Ama herkesin kabul etmiş olması, her zaman ortaya bir problem çıkarmış olsa bile, hiç bir zaman bir kanıt yerine geçmez ve Descartes'ın daha önce pek güzel söylemiş olduğu gibi "oy çoğunluğu bir kanıt değildir"
Yüzyıllardan beri, kelimenin akla uygun gelen anlamı ile doğ runun peşine düşmüş olan büyük felsefe, aradığını diyalektik materyalizmde bulmuştur. Bu görüş açısından, spiritüalist tezler artık ölüdür. Bu durum, spiritüalistleri, darda kalmış kumarbazların yaptıkları gibi, konulmasında kendilerinin de payı olan kuralların karşısına geçmiş ve peşine düştükleri şey de artık rasyonel doğru değil, estetik - metafizik sezgiyi güçlendirmek olmuştur. Bu kez anlamak gerekir ki bu ayakdirerne bir sırdır. Ama bu sır da, her sır gibi çözülebilir, çözülmelidir
Bilimsel düşüncenin yükselişi, başarıyı yalnız materyalist dünya görüşüne. vermektedir. Bilimdeki her ilerleme ile, materyalizm yeni kanıtlar kazanıyor, daha da sağlamlaşıyor, görünüşündeki parlaklığı daha da arttırıyor.