Bu saçmayı sonuna kadar götüren 1. Chevalier, mareşal Petain'i göklere çıkaran ay nı kalemle, şunu da yazmaktan çekinmemiştir: "Gerçek bilim sanattır."(65) Bu söz spiritüalizmin sanata ilişkin görüşünü kabaca açıklıyor: Gerçeğin bütün rasyonel ve bilimsel kavranışını söküp atmak.
Daha genel olarak her çağ ve ülkede felsefi düşüncenin canlı formu sanat olmuş, resmi felsefe ise onun yalnız ölü bir biçimi durumunda kalmıştır. Hiç şüphesiz Kierkegaard'ın gösterdiği gibi, çağdaş spiritüalist yazılara göre, felsefe, hayatın memeleri kurumuş süt anasıdır: Eğitir ama emzirmez.
Marx'ın bir zamanlar Hegel' in devlet felsefesi üzerine söylediği de budur: "Hegel modem devletin varlığım olduğu gibi tasvir ettiği için değil. devletin bugünkü varlığını esas var olan olarak öne sür düğü için kabul edilemez.
Spiritüalizm her bakımdan haraççı (censitaire) bir sistemin ürünüdür. filozofları varlıklılar arasından seçer ve onların zenginliğini daha da arttırır. Demek oluyor ki her şey iktidarla sarmaş dolaş ve az çok bir aile çevresi içindeymiş gibi geçiyor