1960'ta de Gaulle iktidarı Marx ve Engels'in Komünist Parti Manifestosu'nu ve Alman ideolojisi kitabını listeye alabilmiştir, nihayet çünkü artık almama olanağı kalmamıştı; çünkü öğretmenlerin derslerin de bunlardan söz açmalarının önüne geçilemiyordu. Ama öbür yandan Marksist metinlerin lisans ve agregation dereceleri programlarına sokulmaması çabasında hiç bir gevşeme olmamıştır. O kadar ki profesörlerin bunları öğrencilerine açıklamalarına bile izin verilmemektedir
Liselerde okutulan felsefe derslerinin programını hükümet hazırlar. Bu demektir ki yalnız öğrencilerin değil, profesörIerin de, yani Fransa'da felsefe ile uğraşan büyük yığının da yetiştirilmesi ve formasyonu devletin elindedir
Komünist parti teorilerinin üniversite çevrelerinde yorumlanması" karşısında öfkelenen M. Debr'ye göre felsefe öğrencilerine Marksizmi anlatmak ihanettir: "Bu, demokrasiyi yoldan çıkartmak, ulusun başı üzerinden aşarak, özgürlüğe bir daha belini doğrultamayacağı bir yumruk indirmek demektir".
"Devletin öğretiminde ve bunu kontrolda vazgeçmeyeceği iki şey vardır: Ahlak ve politika. Çünkü ahlak ve politika devletin kendi alanı içindedir ve onun sorumluluğu altındadır"