Barkın Can Topcu

Barkın Can Topcu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·174 syf.·
4 saatte okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2025 18:56
·
2025 50. kitabı
Theodor W. Adorno
8.4/10 · 60 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·303 syf.··
2025 49. kitabı
ALBERT CAMUS’UN VEBA ESERİ ÜZERİNE BİR İRDELEME Çağımıza dokunan, çağımızın olgularını felsefi ve edebi düzlemde yansıtan bir eser olarak Albert Camus’un Veba isimli romanı bir salgından, hastalıktan, ölümden ve acıdan çok daha fazlasını bize olağanüstü bir bakış açısı ve dille yansıtmayı başarıyor. Zira elbette yaşamımızda yerini bulan, mutsuzluğun ve umutsuzluğun kendisi bize yakındır hatta fazlasıyla tüketilmiştir de… Ancak Veba’da Camus tüm bu nesnel gerçekliği sanatsal ve felsefi bir düzlemde yansıtarak ona bir renk veriyor ve bununla gerçeği yeniden üretiyor adeta. Yoksa herkes sefaletin notlarını düşebilir, güncesini yazabilir ama herkes onu böylesine bir kurgu ile dönüştürmeyi başaramaz. Eserin sonlarına doğru öğrendiğimiz üzere(ama yanı zamanda hep hissettirdiği gibi) roman bir karakterin anlatısıyla vücut buluyor ve bu karakter Doktor Bernard Riexus. Roman onla başlıyor ama sıradan bir roman gibi salt onun dünyasıyla devam etmiyor. Çünkü Riexus da dâhil olmak üzere tüm kenti etkisi altına alan salgın, herkesin kendi yaşamını bir süreliğine de olsa acı sonuçlarıyla, ölümlerle ertelemeyi zorunlu kılıyor. Sıçanların devasa bir biçimde yayılmasıyla gerçeğin tuhaf ve beklenmedik doğası ile karşılaşan kent, birden salgının yayılmasıyla büyük bir başkalaşım geçiriyor. Değişim ani olsa da hemen kabul ettirmiyor kendisini. İnsanlar her zaman ani gelişen değişimler karşısında garip tutumlar sergilemişlerdir. Romanın geçtiği kent olan Oran da Camus’un vurguladığı gibi sıradan bir yerdir. Öyle bekleneceği gibi marjinal insanlarla dolu değildir ancak romanın birçok karakteri son derece sıradışı niteliklere ve yaşam öykülerine sahiptir. Normal ve dışına çıkılması çok da tahayyül edilmeyen bir yaşam sürenlerse genel olarak kenttir, romanın ana karakterleri değil. Bir
VebaAlbert Camus · Can Yayınları · 202024,6bin okunma
Öteki ile kurduğumuz diyalogla edindiğimiz kendiliğimizi ötekini yadsıyarak sahi kılmaya çalışıyoruz. Oysa bu bir intihar biçimidir! Tarihin kendisi de intiharlarla doludur, üstelik intihar bir yazgı olmadığı halde bu böyledir. Kaybettiğimiz belleğimizin pençesinde güç ve iktidar arzusu en büyük rolünü kendi mezarını kazarak edinir. Ancak bu iyimser bir tavır biçimi değildir çünkü mezarları başka kimlerin dolduracağı ve bunun ne kadar süreceği belirsizdir. Bireysel intihar varoluşun kendisinden kaçar, toplumsal hatta küresel intiharsa tarihi olumlar, acılarla ve yoğun kederlerle dolu tarihi. Reçete vermek de durum tespiti tapmak yetersizdir. Mesele yıkıp yeniden yaratmaktır, kitleleri, halkları ve onların devrimci eylemleri sayesinde koskoca bir tarihi. Zira tarihi geçmişle, olup bitmiş ile sınırlayan her yorum, argüman sığdır. Geleceğe sıçramayan, her şeyi olmuş olana indirgeyen filozof filozof değildir. Filozofun işi geleceğe ışık tutmaktır, geleceğin yadsınması ise ancak bir düşüştür. Sonu gelmeyen bir geçmiş, en sıkıcı anılardan daha sıkıcı bir geçmiş, geleceğe kapı aralayamayan bir geçmiş, geçmişi tüketip bitiren bir geçmiş. Şimdiye kadar tarihte ilerleme namına kendisini gösteren çoğu şey teolojiktir. Şimdiye kadarki tarihe kederle bakamayan zihniyet, gelecek süreçte herhangi bir ayrıcalığı sahip değildir. Tarih bir mekanizmanın işleyişinden çok daha karmaşık bir sürece tabidir. Burada olup bitenler teolojik değildir, ama gelecek felsefi kılınabilir. Teoloji olumlar felsefeye yadsır. Tarihe hayır demeyi başaramayan bir felsefe kör ve sağırdır. Felsefe verili tarihe isyan ettiğ müddetçe felsefedir. Barkın Can Topcu
Tek bir yol yok, yollar birleşiyor ayrılıyor ve yeniden birleşiyor. Kurtuluşu tek bir reçetede arayanlar yürümeyi henüz öğrenememişler demektir. Oysa insan yürümeyi öğrendiğinde artık özgürdür, tek bir gerçeklik görüntüsünün kurbanı değildir. Hiçbir yol, yalnızca onunla sonsuzluğa varabileceğimiz kadar uzun değildir. Sonsuzluk ise elbette mitseldir, kurgusaldır. Ancak yine de yürümek için bir erektir. Barkın Can Topcu