Ah kardeşlerim, bir Samoa köyünü içine alacak kadar kocaman bir kulübesi olup da, bir yolcuya tek geceliğine bile çatısının altında yer vermeyen adam hakkında ne düşünürsünüz? Elinde koca bir hevenk muz olan, ama karşısında açlık çekip yakaran birine bir tane bile muz vermeyen adam hakkında ne düşünürsünüz? Gözlerinizdeki kızgınlığı, dudaklarınızdalki aşağılamayı görüyorum. Papalagi her saat bunu yapar. Yüzlerce döşeği olsa döşeksiz birine bir tanesini bile vermez. Üstüne üstlük bir de döşeği olmadığı için karşısmdakini suçlar, sitem eder. Kulübesi, çatısının en yüksek nokta-sına kadar yiyeceklerle dolu olabilir, aiga'sına(ailesine) yıllarca yetip de artacak kadar; ama çıkıp yiyeceği olmayan solgun ve aç birini aramaz. Oysa aç ve solgun olan bir dolu Papalagi vardır.
Doşekler ve domuzlar yoksullara ve açlara kendi başlarına gidemediklerinden, Papalagi de onları kar-deşlerine götürme gereği duymaz. Çünkü saygı gösterdiği kardeşi değil, döşeği ve domuzudur, böyle olunca da onları kendine saklamayı yeğler. Kardeşlerini sevip saygı gösterseydi, onlarla "benim"-"senin" kavgasına girmeseydi, ona döşek verir, büyük "benim"ini paylaşırdı. Onu gecenin karanlığında dışarda bırakmaktansa, kendi döşeğini. paylaşırdı.