Onu seyrederken hayatın yüzüne bakıyormuş ve en derin sırlarını okuyormuş gibi hissediyordu.Sonra ince duyarlıkların zirvesine yükseldiğinin farkına vararak ,bunun aşk olduğuna ve aşkın dünyanın en muhteşem şeyi olduğuna karar verdi.
Bu hayatın ötesinde bir hayat yoktu ona göre;hayat o anda ve oradaydı,sonrasıysa sonsuz kör karanlıktı.Oysa kızın gözlerinde gördüğü şey ruhtu…hiçbir zaman ölmeyecek olan edebi ruh.
Elini elinin içine almış,gözlerinin ta içine bakmış ve orada güzel bir ruh görmüştü;aynasında parladığı gözler kadar,ona biçim verip ifade kazandıran beden kadar güzel bir ruh.