Trajedi karşısında insanın olabilecek en iyi insan potansiyeli acısından iyimserlik, her zaman için acıyı bir insan başarısına dönüştürmeye, suçluluk hisseden kişinin kendisini daha iyiye yönelik olarak değiştirme fırsatı elde etmesine ve yaşamın geciciliginden sorumlu bir tavır almaya yönelik girişim gücü kazanılmasına olanak vermektedir.
Insan sıradan bir şey bir nesne değildir; nesneler birbirini belirler ama insan nihai anlamda kendini belirleyen bir varlıktır. Mevcut yetilerinin ve çevrenin sınırları dahilinde, olduğu kişi neyse onu kendinden yaratmıştır. Insanın içinde her iki potansiyel de vardır ve hangisinin gerçekleşeceği koşullara değil, kararlara bağlıdır.
Örneğin pazar nevrozunu yani hafta içinin yoğun işlerinin telâşlarından sıyrılan ve kendi içlerindeki boşluk belirginleştiği zaman yaşamlarının içerikten yoksun olduğunun farkına varan insanların yaşadığı tatil depresyonunu ele alın. Birçok intihar olayı bu varoluşsal boşluğa bağlanabilir. Depresyon, saldırganlık, uyuşturucu madde alışkanlığı gibi bu türden yaygın olguları, bunların altında yatan varoluşsal boşluğu kavrayamadığımız sürece anlayamayız. Bu ayrıca emeklilerin ve yaşlı insanların yaşadığı krizler için de geçerlidir.