Ezenler, bir imtiyaz olarak daha fazlasına sahip olma tekellerinin, ötekileri ve kendilerini insandışılaştırdığını anlamazlar. Sahiplenen bir sınıf olarak bencilce sahip olma peşinde oluşlarıyla, kendi mülkleri içinde boğulduklarını ve artık var olmadıklarını, sadece sahip olduklarını göremezler.
Gerçek yüce gönüllülük, sahte yardımseverliği besleyen nedenleri yok etme mücadelesinin ta kendisindedir. Sahte yardımseverlik, korku içindekileri, boyun eğdirilmişleri, "hayatın reddedilmişleri"ni, titrek ellerle avuç açmak zorunda bırakır.Gerçek yüce gönüllülük bu ellerin -ister bireylere ister halklara ait olsunlar- yardımına giderek daha az gerek duymasını, iş gören, dünyayı dönüştüren insan elleri haline gelmesini sağlamaya çalışmaktan geçer.