İnsanı yanlışa sürükleyen ne aldığı hazdır ne de kendi tabiatı ve duyguları. İnsanı yanlışa, toplumun alıştırdığı hesaplar ve tecrübelerin doğurduğu düşünceler sürükler.
Seven bir kalbi paramparça etmenin, hiçbir felsefede, ahlak anlayışında, inanç şeklinde açıklaması yoktur. Kaldı ki açıklama getirebildiği her şeyi mazur gösterebildiğini zanneden zihinlerin ahmaklığından da nefret ederim. Yaptığı kötülüğü anlatırken aklı yalnızca kendisiyle meşgul olanların, bunu yaparken kendini acındırabileceğini sananların, yarattıkları enkazın ortasında dimdik duranların, pişmanlık duyacakları yerde kendini çözümleyenlerin kibrinden nefret ederim.