Şu insanlar, şu dünyada var oldukça her şeye akıl erdirecekler, kartalın uçuşuna, karıncanın yuvasına, ayın, günün doğuşuna, batışına, ölüme, kalima, her şeye akıl sır erdirecekler. Karanlığa ışığa, her şeye, her şeye akıl erdirecekler, tek insanoğluna güçleri yetmeyecek. Onun sırrına ulaşamayacaklar.
Siz siz olun asla kalbinizin çıkarlarını bir başkasına emanet etmeyin. Kalbin davasını ancak kalbin kendisi savunabilir, kendi yarasının derinligini ancak o bilir. Herhangi bir üçüncü şahıs yalnızca tahlillerde bulunan, uzlaştıran bir hakem olabilir. Kayıtsızlığa hak verebilir, bunun mümkün hatta kaçınılmaz olduğunu söyleyebilir. Tam da bu sebeple kayıtsızlığı affeder, öyle ki buna kendisi de hayret etse bile kayıtsızlık gözüne meşru gelmeye başlar.
Tüm iyi niyetiyle yol açtığı çaresizlik için kendini feda eden bir erkek, aslında kibrinin yarattığı sanrılara kendini kurban ediyordur. Sevdiği erkek kendisini terk ederse öleceğini söylemeyen tek bir kadın yoktur ama hepsi hayattadır ve öyle ya da böyle kendilerini avutmuşlardır."