Batuhan Karakaya

Batuhan Karakaya

, bir kitabı okumaya başladı
Ziya Nur Aksun
8/10 · 110 okunma
Reklam

Batuhan Karakaya

, bir kitap okudu
9/10
·88 syf.·
30 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:48
·
2026 58. kitabı
Ahmed Macid Gören
8.4/10 · 20 okunma
S:253
Genelde pazar günleri Atatürk Caddesi'ndeki sağlı sollu kaldırımların üzerlerinde okunmuş kitapların dergilerin satıldığı sergiler açılırdı. Kitap meraklısı bir dedenin, bir babanın vefatından sonra "Evde kalabalık ediyor." gerekçesi ile torun veya oğul tarafından yok pahasına elden çıkarılan değerli kitaplar, bu şekilde ya yok olup gittiler veya kıymet bilirlerce alınıp değerlendirildiler. O zamanlar pek çok okuma meraklısı bu sergilerden yarı fiyatına aldıkları kitaplarla hem bilgi deryasına dalarlar, hem de kütüphanelerini zenginleştirirlerdi. Tan Sineması ile Yalçın Sineması'nın yakınlarına kurulan ikinci el kitap sergilerinde ise, genelde çocuklara, gençlere yönelik kitaplar, dergiler satılırdı. Bunlar, genellikle resimli Tarkan dergileri, Teksas, Tommiks, Cingöz Recai mecmuaları ile kısa öykü ve masal kitaplarının ağırlıkta oldukları sergilerdi. Ayrıca bu sergilerde beş kuruş ücret karşılığında, kitaplar, dergiler de kiraya verilirdi. Kitabı kiralayan çocuk, oracıktaki bir duvarın dibine çömelir, kendine doğru eğilmiş bir dalın meyvesini yer gibi kitabı öylesine iştiha okurdu. Günümüzde ise ne "kitap çerçicileri" ne de ikinci el kitap satıcılarını sokaklarda görmek mümkün. Bu işi şehrimizde birkaç sahaf yürütmeye çalışıyor. Bununla birlikte zaman zaman caddelerde rast geldiğimiz, "korsan" tabir edilen kitap satıcıları ise eski kitap sergilerini hatırlatmaya devam ediyor. Bir Şehrin Beş Hali Kadir Üredi
Kitap Alıntısı
S:129
Çocuklar... Benzi sarı, boynu bükük, saçları kırpılmış çocuklar... İkinci Dünya Savaşı yıllarında karneyle alınan çeyrek ekmekle (iki dilim kadar) yirmi dört saat idare etmek için yarı aç, yarı tok büyüme uğraşı veren çocuklar... Devamlı azarlanan, kafası hurafe bilgilerle doldurulan, yanlışında yönlendirilmeyen, doğru yaptığında cesaret-lendirilmeyen, sevgiden, şefkatten yoksun çocuklar... Aile bütçesine on beş yirmi kuruş katkıda bulunmak için yemenici, kunduracı, kalaycı, berber, terzi, bıçakçı dükkânlarına çırak verilen, biraz güçlü olanlarına amelelik yaptırılan çocuklar... Çaputtan bebesi, "kavluk"tan (keçi ve koyunların idrar torbası) topu, bilye alamadıkları için "kıstirik"le (çocukların kendilerinin çamurdan yaptıkları bilye) mil oynayan çocuklar... Ki onlar, günümüzün son kuşağı yaşlı insanlar... Benim de mensubu bulunduğum, çocukluğu 1930'lu, 1940'lı yıllarda geçen bu kuşak, yokluk ve sıkıntı yıllarında gösterdikleri tahammül ve uyguladıkları tasarrufla bugünkü nisbî refahın temelini atmıştır. Bir Şehrin Beş Hali Kadir Üredi