hamiyyet gamz eden bir pâk alın her kimde gördünse,
“bu bir câni!” dedin sürdün, ya mahkum eylendin hapse.
müvekkel eyleyip câsûsu her vicdana, her hisse,
düşürdün milletin en kahraman evlâdını ye’se…
ne mel’unsun ki rahmetler okuttun rûh-i iblis’e
-“ortalık şöyle fena, böyle müzebzeb işler,
ah o yıldız’daki baykuş ölüvermezse eğer,
âkıbet çok kötü…”
“giden semerciyi, derler, bulur muyuz şimdi?
ya böyle kalfa değil, basbayap muallimdi.
nasıl da kadrini bilmedik, tuhaf iş:
semer değilmiş o rahmetlininki devletmiş.”
nasihatim sana: herzeyle iştigâli bırak;
adamlığın yolu nerdense, bul da girmeye bak.
adam mısın ebeddiyyen cihanda hürsün, gez;
yular takıp seni bir kimsecik sürükleyemez.
adam değil misin, oğlum: gönüllüsün semere;
küfür savurma boyun kestiğin semercilere.
“çoktan beridir vardı benim bir derdim:
gideyim, zâlimi ikâz edeyim, isterdim.
o, bizim câmi uzaktır, gelemez, mani’ ne?
giderim ben, diyerek, vardım onun cami’ine.
kafes ardında hanımlar gibi saklıydı hamid,
koca şevketli! hakîkat bunu etmezdim ümid.¹
belki kırk elli bin askerle sarılmış yıldız;
o silahşörler, o al fesli herifler sayısız.
neye mâl olmada seyret, herifin bir namazı: