Kar neredeyse her zaman insana gerçek dışı gelir. Yavaşlığından dolayı mı, güzelliğinden dolayı mı bilmem. Sonsuzluk kadar ağır bir hızla kar taneleri gökten düşerken, önemli ve önemsiz işler birdenbire net bir şekilde ayrılır.
Binlerce ağacı kendi ellerimle dikmek zor olacaksa eğer doksan dokuz tanesini, yani sonsuzluğa açılan sayı kadarını dikip sonra da kafa dengim bir düzine insanla güçlerimizi birleştirerek o ağaçların gövdelerini, ağaçlara gecenin derinliğinden yapılmış kıyafetler giydirircesine, tüm içtenliğimizle, sonsuza kadar uykularımız bölünmeyecek şekilde mürekkeple boyasak olmaz mı? Bütün bu işler bittikten sonra, deniz yerine karların beyaz bir örtü gibi gökyüzünden akın ederek ağaçların üzerini örtmesini beklesek olmaz mı?
Birçok eski inancın varsaydığı gibi, gökte veya ruhlar âleminde insanların her adımını, her hareketini izleyerek kaydeden devasa bir ayna ya da aynaya benzeyen bir şey varsa eğer, benim de oraya hapsolan bir parçam vardı.