"Mağluplar ve mağdurlar... Ve onların isimlerinin bile anılmasına, ölülerinin bile kutsanmasına müsaade etmeyen galipler. İşte tarihin zalim ve ahlak dışı akışı; tüm zamanların insanlığı boğan en yaman, korkunç karşıtlığı."
Batı'da yaşamasına rağmen bir Doğulu olan, üstelik Kürtçe gibi dünyayla iletişim konusunda ciddi sorunlar yaşayan bir dille yazan bir yazar; bir Batılı olan ve Batı edebiyatı ile uygarlığının en temel eserlerinden Mimesis'i yazmış bir filoloğun hayat öyküsünü niçin bir roman hâline getirmek ister?
"Ölümsüz eserler yaratmak isteyenler, ölümü tamamıyla unutmak zorundadırlar. Zamanı alt edecek bir ölümsüzlük duygusuna sahip olmadan, insanlığın hizmetinde olabilecek ölümsüz bir eser yaratmak mümkün değil."
Bir roman yazdığım için on beş yıl ağır hapis cezası! Kaderim hep bu oldu işte. Sözünü ettiğim mecburiyetim de, bu kaderin aralıksız saldırılarına karşı durabilmek, mümkünse ona başkaldırmak oldu.