Resul Köstekçi

Resul Köstekçi
Hepimiz bu dünya dediğimiz sert kabuk üzerinde birer misafir değil miyiz? Biraz yaşayacak Çokça sevecek Biraz da sevilecektik Ve sonra usulca çekip gidecektik. Hepsi buydu…
Lost On You
Sende değerini yitiren her şeyin şerefine…
Reklam
Kül ve Gözyaşı
… eğilip, toprağın ufka uzanan sonsuz derinliğine dokunduğunda içini tarifsiz bir ürperti kaplamıştı. Geçmişin gerçekleri; kül ve gözyaşları arasından süzülen esintiyle birlikte, ağıt gibi yüzünü okşuyordu. İki dünyaya bölünmüş yaşamın kıyısında yürüyordu; biri geçmişin çığlıkları, diğeri geleceğin var olma savaşı… Hep böyle midir? Savaşın çocukları, yıkımın harabelerine bedenleri zihinleriyle birlikte mi hapsolurdu. Onlar için yaşamak… nefes alan bedenleriyle hapsolmuş bir dünün acısıyla varolmak mıydı? Resul Köstekçi
Zihnimizi gereksiz yere meşgul eden ıvır zıvırlar Düşünsenize bunlardan kurtulduğumuzu Ya da zihnimizin karanlıklarından gelen o fısıltıları kesebildiğimizi Ne kadar çok özgürleşirdik. Öyle değil mi? Resul Köstekçi
Acımasız olmak için vicdanın ölmesi gerekiyor muydu? Bu acımasızca dönen dünyada bunu nasıl yapıyorlar? Yani acımasız ve vicdansız olmayı diyorum…
Keşkelere yer olmamalıydı Daha çok sevmeli Daha çok sarılmalı Her şeyden daha çok Soluksuz bir varoluşla karışmalıydı Nefesler Duygular… Resul Köstekçi
Reklam