Kimi ölenin peşine, kimi ise ölenin peşinden ağlıyorlardı ama hepsi önünde sonunda kendi ölümüne, ölümün hakikatine yada hakikatin ölüm olmasına ağlıyorlardı.
Çok sade ve güzel bir Türkçeyle yazılmış bu kitabın okuma oranının bu kadar düşük olmasına şaşırdım açıkcası. Hayatları hep aynı rutinde giden insanlar, günlük hayatın iş, güç ve aile yaşantısının yükleri ağır gelen insanlar. Rutinlerini bozduktan sonra eskisi gibi olmıycaktı hiç birşey. Yeni heycanlar yeni başlangıçlar aramaya başlıyorlar. Aldatma eğilimi gösteren insaları daha doğrusu aldatan aldatılan insanları anlatıyor. Evliliğide sorgulatmıyor değil hani. Bir heycan evlenip sonra ilk günleri uzakta kalınca yani hiç birşey bekledikleri gibi olmayınca mutsuz olan mutsuzlukları altında ezilen insanlar. Suçlanabilirler miydi ? Belki... Ama suçları insan olmak.