Bayraktar

Bayraktar
@Bayraktar571
Bakmışken profilime Lütfen bir Fatiha-yı Şerife okuyunuz geçmişlerimize. youtu.be/2JK2DoPbSzM
Ozanlar Diyarı
Dâr-ı Fenâ
219 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
"Dil ile düğümlenen, diş ile çözülmez." Kaşgarlı Mahmud
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
" Bir şeye başlamak için çok iyi olmak zorunda değilsiniz, amma çok iyi olmak için bir işe başlamak zorundasınız. " Les Brown
Edebiyat
Kızkardeşimin ayakkabısında ufak bir sökük vardı. Diktirmek için bir ayakkabı tamircisine uğradık. -Yaşlı, bilge bir amcaydı.. *Ayakkabıları yarın teslim etmek üzere aldı ve karışmasın diye altına isim yazmak için kardeşime adını sordu. "ZEYNEP" dedik.. -Amca ismi yazmadı. Soyadını yazalım kızım dedi. Ve ayakkabının altına soy ismimizi yazdı. Sonra dönüp dedi ki ; "Sen çok güzel bir isim taşıyorsun kızım ZEYNEP Peygamber Efendimizin(Sâllallahu Aleyhi Vesellem) kızının ismi.. Sakın ismini ayak altına yazdırma.. *Şimdi düşündüm de adettendir diyerek her gelinin ayakkabısının altına ne isimler yazıldı. Ayşe'ler Fatma'lar Zeynep'ler Hatice'ler Rukiyye'ler Gülsüm'ler Amine'ler Meryem'ler, Sultan'lar vs... *Müslüman kadınların hangisinin ismi kötü ki? Kimisi bir peygamber kızının, kimisi anasının ismi.. *Anladım ki bu da Batının bir oyunuydu bize. Müslüman kadınların ismini ayaklar altına almanın güzel gösterilmiş bir oyunuydu... *Hani Boksör Muhammed Ali tüm yarışmacıların ismini yerlere yazdıklarında " benim adımı yere yazmayın, ben Peygamber ismi taşıyorum ❗" diye uyarmıştı * Ve onun ismi duvara asılmıştı.. Belki bizde bu bilinçle isimlerimizi ayak altına yazdırmaktan vazgeçeriz. Alıntı
Din
İbret verici güzel bir hikaye... TV’de bir programda sunucu, milyoner misafirine sordu: -- "Hayatında seni en çok mutlu eden nedir?" Adam: -- "Hayatımda dört mutluluk merhalesi yaşadım, ta ki mutluluğu buldum: 1- Mala, eşyaya düşkünlüğüm oldu, elde edince, mutluluğun bu olmadığını anladım. 2- Çok pahalı şeylere düşkünlüğüm oldu, elde edince, onların verdiği mutluluğun, zamanla tesirini kaybettiğini gördüm. 3- Büyük şirketler; mesela bir futbol takımı veya uluslararası bir şirket sahibi olunca, mutluluğu yakalarım sandım, ama hayal ettiğim mutluluğu onlarda da bulamadım. Hatta gördüm ki; imkanların çoğaldıkça, sorumlulukların artıyor, rahatından fedakarlık yapmak zorunda kalıyorsun.  4- Bir arkadaşım benden engelli çocuklar için tekerlekli araba almada sponsor olmamı istedi. Hemen yüklü bir bağışta bulundum. Teslim günü gelince arkadaşım ısrarla çocuklara kendi elimle arabaları teslim etmemi ve çocukların sevincine ortak olmamı istedi. Tabii gittim, çocukların arabaları alırken ve kullanırken ki sevincini görünce çok mutlu olmuştum. Rutin bir sevinçti, bir kaç gün sonra unutacaktım.  Ordan çıkmak için kapıya yöneldiğimde, bir çocuk bacağıma yapıştı. Nazikçe kurtulmaya çalıştım, amma çocuk ısrarla bırakmıyor ve dikkatlice yüzüme bakıyordu. Ona, "benden başka bir isteğin mi var?" dedim. Çocuğun cevabı bana gerçek ve kalıcı mutluluğun adresini vermişti. Bana; -- *"Hayır bir şey istemiyorum, yüzünü hafızama kazıyorum ki, Cennette karşılaştığımız zaman seni tanıyayım ve Rabbimin huzurunda sana bir daha teşekkür edeyim."* dedi. Yüce Allah varlığımızı hayra anahtar, şerre kilit eylesin Vesselâm !!! Alıntı
Din
–Ben bir bibliyoman idim... –Bibliyoman?!... –Evet, Türkçesi kitap hastası, kitapsever. Mavi Kuş, Mustafa Kutlu
Edebiyat