"Türkçülükle Turancılığın farklarını anlamak için, Türk ve Turan zümrelerinin hudutlarını tayin etmek lazımdır. Türk bir milletin adıdır. Millet, kendisine mahsus bir harsa malik olan bir zümre demektir. O halde, Türkün yalnız bir lisanı, bir tek harsı olabilir."
"İdeal" kelimesi sıfat olduğu zaman, manasına göre, bazen "fikri" kelimesiyle, bazen de "mefkûrevi" kelimesiyle tercüme edilmek iktiza eder. Bazı Fransız müellifleri "fikri" mukabili olmak üzere "ideal" sıfatını kullanarak iltibasa mani olmaktadırlar. "İdealite" ve idéalisation" kelimeleri de, manasına göre, ya "fikrilik ve fikrileştirme" kelimeleriyle, yahut "mefkûrelik ve mefkûrelileştirme" tabirleriyle tercüme edilmelidir. "İdeation" kelimesine de "fakire" tabiri karşılık olabilir.
Ziya Gökalp'in bu eserinde 11 adet hikâye bulunmaktadır. Bunların kimisi manzum iken, kimisi de mensurdur. Manzum olan hikayelere örnek olarak "Arslan Basat"ı verebiliriz. Ki bu bir menkıbedir. Mesnevi tarzı ile yazılmıştır. Hikayelerden ise "Tembel Ahmet", mensur bir şekilde yazılmış, yaklaşık 3-4 sayfalık bir öyküdür.
Ziya Gökalp, mecmualarda yayımlamış olduğu bu eserlerini "Altın Işık" adıyla kitabında birleştirmiştir. Tabiî kitaba asıl adını veren bir manzum hikaye de vardır ki onun adı da anlaşılabileceği gibi "Altın Işık"tır.
Ziya Gökalp'in bu kitabını günümüz Latin harfleriyle okumuştum lâkin "Tembel Ahmet" hikâyesini orijinal metin Osmanlıca ile okuma şansı buldum. Dil ve üslup açısından oldukça sade ve anlaşılır. Özellikle ahlaki açıdan mesaj verme gayesinde oluşu, devrin çocuklarına eğitim materyali olarak kullanılması açısından ne kadar elverişli bir eser olduğunu göstermektedir.