- Adım Hamza Çavuş. Ben Diyarbakır'daki Xalta aşiretindenim. Şimdiye kadar Osmanlı Padişahına kulluk ediyordum.
Neredeyse on yıldır askerde çavuşum. İşim gücüm acemi askerleri yetiştirmek.
Bugüne dek Osmanlı devletinin düşmanlarını dize getirecek kadar onları ustalaştırdım hep.
Osmanlı padişahı daima bizi diğer ülkelerle savaşa gönderirdi.
Padişah ve komutanları, bize "onlar müslüman değil, kafirdirler.
İslam düşmanıdırlar. Onları kadın-erkek, çoluk çocuk, yaşlı- genç demeden öldürmeli, evlerini talan etmeliyiz. Bu günah değil, helaldir" derlerdi.
Öte yandan bazı imamlar ve komutanlar ise bize "bütün müslümanlar kardeştir" diyordu
Olanlara sessiz kalmak istemediğimden bir çok dirayetli askerin idam hükümlerini durdurdum.
Bunun için her türlü yolu deniyordum, hatta kimilerini esir alıp getiriyordum.
Ne yazık ki Osmanlı askerleri, ülkemin de üzerine yürüdükleri zaman ve çocuk, yaşlı, kadın, ihtiyar ve kızları katledip, evlerini talan etmeye başladıklarında, işte o zaman tahammülüm kalmadı.
olanları kabullenemez oldum.O an büyüklerimizin geçmişte bize söylediklerini hatırladım.
Çocukken dedelerimiz ve babalarımız bize
"Rom Sultanları, paşaları Kürt milletinin düşmanlarıdır." diyorlardı. Tahammül gücüm kalmamışti artık, aralarında kalamazdım...