Tolstoy kimin hayatının daha değerli olup olmadığını. Efendi ve uşağı üzerinden anlatmış. Benim anladığım şu oldu. Zengin kendini yaşamaya daha layık görür. Ne yazık ki fakir de zenginin yaşamasını daha adil ve doğru bulur. Bunun günümüzdeki karşılığı fakir olduğu ve yapacak başka işi olmadığı için asker olup şehit olan kardeşlerimiz. Öldüğü için kimse şaşırmaz bu yüzden haber değeri yalnızca bir gündür. Ama hasta yada ölüm döşeğindeki bir ünlü ölünce yada kurtulunca günlerce aylarca anlatılır. ( Örneğin Mehmet Ali Erbil ) ne yazıkki askerler için yapılmayan dualar onun için yapıldı. Ama kimin hayatı daha değerli olup olmadığına ve kimin yaşayıp yaşamayacağına Yaratıcı karar verir.
Nikita’ya gelince... Yaşasa da ölse de ne fark eder ki! Onun yaşadığı şeyde hayat mı? Onun hayatına acınacak ne var, peki ya benimki? Benim önümde yaşanacak çok şey var, şükürler olsun!
Burda her şey bir yapmacık, bir gösteriştir.
Kimi coşar din uğruna geberir, yalan!
Kimi gider vatan için can verir, yalan!
Bir filozof yetmiş eser yazar yalandır
Bir kahraman istibdadı ezer yalandır.