Kişinin kendi kaderini doğrudan kendisinin yazması ve büyük kişisel bir serüvenin kahramanı olması için, insanın derin ve bilinçli olarak soluması, yiyecek ve cinsellikte azla yetinmesi ve uykuda daha az zaman geçirmesi gerekmektedir.
Duygularımızla düşüncelerimizi, ayrıca belirli bir anda hissettiklerimizle yaşadıklarımızı denetleyebilirsek, yani duygularımız hakim olursak, yaşamımızın kontrolünü ele geçirmiş, kaderimize yön vermiş oluruz.
İster bilinçli, ister bilinçsiz olsun, kişinin başına dışarıdan gelen hiçbir olay onun rızası olmadan gerçekleşmez. Hiçbir şey insanın düşüncelerinin içinden geçmeden oluşmaz.
İşte bu yüzden, düşünce en büyük güçtür.