Napolyon Bonapart “Tarih, bir çok kişinin üstünde karar kıldığı bir yalandır” der. Bu yüzden anılarımız kendi kendimizle anlaşıp oluşturduğumuz geçmişin öznel bir algısına dayanır. Çoğu zaman sahneler zihnimizde biz onları öznel olarak işlediğimiz için o şekilde akar. Günlük tutanlar olayın ardından bu deneyimi yaşarlar çünkü bir olaya dair anı bile onu yazdığımızda değişir. Bazen geçmişi süsler, bazen de olduğundan farklı görmek isteriz.Anımız hiç durmadan olayı anlattığımızda da değişir. Olay günden güne farklı bir renk alır. Başkalarını anlattığımızda daha renkli ve güzel hale gelir. Dediğimizi sandığımız cümleler ekleriz, araya zekice argümanlar ve akıllıca hareketler karıştırırız ve gittikçe küçük bir kahramana dönüşürüz. Böylece günbegün geçmişimizi ve kendi kişisel hikayemize bilinçsizce değiştiririz çünkü zamanla kendi sözlerimizle ve geçmişe dair kendi versiyonumuza inanmaya başlarız.