Cengiz Aytmatov’un 1962'de kaleme aldığı;
" ilk öğretmen, ilk öğretmenim ve öğretmen düyşen" adları ile türkçeye çevrilmiş ince ama güçlü bir romanı, roman demek pek uygun olmayabilir aslında iyi ve gerçekci bir öykü denilebilir.
"kötü, kara yüreğin ömrün boyu gün görmesin teyze. gözyaşlarımda, kanımda boğul bu gece, henüz 15 yaşındayken gelin oldum oysa o kötü adamın çocuklarından bile küçüktü yaşım."
“ büyüleyici yeşil bir cam kırığı gibi kaldı çocukluğum…”
“ En yüksek dağın tepesinden seslensen de geri gelmeyecek gençlik çağı…”
“Ama benim gibi sessiz bir kızın bağırmasını kim dinlerdi ki! Acı gözyaşlarımı içime akıtmaktan başka çare kalmazdı.”
Duyşen'le birlikte indiğimiz o dağ yolunu bulabilseydim, kendimi yere
atar, öğretmenimin ayak izlerini öperdim. o dağ yolu, dünyanın bütün yollarından daha değerlidir benim için."
Cengiz Aytmatov'un öyküsü "ilk öğretmenim"
Kırgız cücükleri umuda götüren dağ yolunu anlatıyor.