Şimdi tüm dürüst insanlar çıldırmış durumda. Yalnızca, vasat ve yeteneksizler yaşamdan keyif alıyor. Fyodor Dostoyevski
Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil. Fuzuli
#253733155
Siz nasıl görünüyorsanız herkes sizi öyle görür; pek az kişi sizin ne olduğunuzu gerçekten bilir ve bu azınlık da iktidar tarafından desteklenen çoğunluğun fikrine karşı çıkamaz.
VI. Alexender yaşamında aldatmaktan başka bir işle uğraşmamıştır. Kafasını her zaman buna yoruyordu ve her zaman bunun fırsat ve imkânını buldu. Onun kadar inanılır vaatlerde bulunup bunları yeminlerle pekiştiren ve sonra da büyük bir ustalıkla bunları yerine getirmeyen birine daha rastlanmamıştır. Buna rağmen aldatmacalarında her zaman başarı kazandı, çünkü bu sanatı mükemmel bir biçimde uyguluyordu.
Bu özel günü, Yazar Sunay Akın şöyle anlatıyor:
“Cenaze töreni, vefatından dokuz gün sonra yapılabiliyor çünkü Atatürk’ün nereye defnedileceği uzun bir süre netleşmiyor. Tüm dünyada parmakla gösterilen bir liderin 19 Kasım 1938 Cumartesi günü sabahı, Dolmabahçe Sarayı tören salonunda cenaze namazı kılınıyor. Cenaze alayı, gözleri yaşlı Türk halkının eşliğiyle Gülhane Parkı’na geliyor.
Ülke şaşkın durumda. Tüm askeri ve bürokratik nizamlar hazır, naaş İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’ndan alınarak, şehirle vedalaşacak ve Ankara’ya nakledilecek.
19 Kasım 1938 Dolmabahçe Sarayı Cenaze Töreni
Karaköy’den Geçerken Birdenbire Çıt Diye Bir Ses…
Cenaze alayı Karaköy’den geçtiği sırada kalabalıklar içinden çıt diye bir ses duyuluyor. Çıt sesi, dakikalar içinde artarak devam ediyor. Atatürk’ü sonsuzluğa uğurlayan kalabalık yas ve özlem içinde giysilerinden kopardıkları bir düğmeyi tabuta doğru atıyorlar.
Anlamı ortaya çıkana kadar sebebi bilinmeyen bir efsane olarak yıllardır anlatılan bu olay, Karaköy esnafının ortasından geçerken başlıyor.
“Gökyüzünden düğme yağdı biliyor musunuz?
O ana tanıklık edenler, her renkten düğmenin yokuşun iki yanından rengarenk dolu taneleri gibi tabutun üstüne yağdığını anlatıyor. Bu yağmurun sebebi ne peki?
Sebebi aslında çok basit. Düğme kadar basit.
Atatürk herkesindi ve herkes ona veda etmek istiyordu.
Ülkenin Yahudi vatandaşları, önderlerini, kendi matem geleneklerine göre “gömleklerinin, ceketlerinin düğmelerini kopararak” uğurluyorlar. Atların çektiği top arabasında Mustafa Kemal Atatürk’ün tabutu ve üstüne rengarenk düğmeler yağıyor, pencerelerde gözü yaşlı insanlar…”
Atatürk ile ilgili anıların kayıtlarına, tarihe bu şekilde geçen bu olaydaki durumun, gömleklerin ceketlerin düğmeleri kopartılarak gerçekleştirilen uğurlama ne anlama