Bi şehir var bu tarafta
Bi şehir var o tarafta
ve döndür ucunu kaptan geminin
Kar gibi örten griliğe doğru çamlıca camiinin
sallanıyor ümidim, binlerce martının
uçuşu karşısında, bozuk işliyor kalp saatim.
Kar gibi şehrin eteklerine dizilmiş
ezip duruyor ayaklarımı hayat.
ayaklarım ki kaynatılmış suda bayat
tuz basıyorum bir kızın gelinlik çağına
kapanmış karalar boylu boyunca..
Bedii Furkan
Bu kadar kötü işte;
yılışık yüzlerinden top kan akan
Ankaradan selam getiren babalar
bir 20 lira bırakır, elimde biriken emek
dizimde kalmayan hal.
Kafasında örtünmenin öğütlemediği
kırık bir şapka gibi batarken nefesim
dişimde haksızlığa uğramış sızılar
-haklıdır müşteri- diyaloğa girme diyor abiler.
Fakat nasıl diyorum dayanılır koştururken Marmaraydan Şişhane metrosuna.
Ve Fatih atlamışken 21'inde İstanbul'un sırtına.
Gemiler kayarken de orada değildim.
göğsümden omuzlarımın oylumlarına
çocuğun ağzından çıkan
o buruk suskunluk gibi,
tüm bunları ve ne varsa, sessizce yağan habersiz bir yağmur damlasında uyurcasına
karşılamak şöyle durmuyor, çekip gitmek istiyor yaşamak.
Bir gece şiirinde panik atakla uğraşmak
zor geliyor kırağılaşmış saçlarıma.
Bedii Furkan