Kendi çevresinden koparak ruh, fikir yabancılıkları içine düşenler, içlerinden biriyle karşılaşınca, çabuk ısınıp kaynaşırlar. (Hamdullah Suphi Ahmet Haşim'den bahsederken)
o günlerde mutlu değildim.
fakat kalbim huzurun bir tanığı
sen beni, en güzel halimle
bırakıp indin dünyaya
çünlü senin kanatların vardı
ben düştüm dünyaya
elinde hiç solmayan bir çocuğun
ismini hazırında tuttun.
İzledim, cani ya da bir katil gibi
uzaktan, uzaklığa tahammülsüz
fakat uzakla mahdut.
Söz söyleme ciddiyetinden, söz dinleme erdeminden nasibinizi almamış ve dolayısıyla kime neyi anlattığını bilmeyen, kimden neyi duyacağını fark edemeyen biriyseniz şu cümleyi kurmanız içten bile değildir: Kötü adamlar bizi savaşa sokar ve iyi adamlar bizi barışa kavuşturur.