H Belemir

... arsız bir merakla bekleyecek olan magazin basınının cıvık üyeleri mikrofon uzatırsa ne diyeceğini de biliyordu Ömer: "Tüketime tapan sosyetikler, şeytana taptığı iddia edilen metal camiasından çok daha tekinsizdir."
Sayfa 141 - İletişim Yayınları (4.Baskı)·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yalan hayatta en nefret ettiği şeydi. Her şeye tahammülü vardı ama yalana yoktu. Beni her durumda affedebilirdi fakat eğer yalan söylersem hiç şansım yoktu. Bunlar hep onun laflarıydı. Onun ezberlenmiş cümleleri... "Sabahları kahve içmeden kendime gelemiyorum," lafı kadar samimiyetsiz ve sinir bozucu. Kahve içmeden kendine de gelir. Yalana tahammül de eder. Olduğu kişiyi değil, olmak istediği kişiyi anlatıyor sadece. Amerikan filmlerinden ödünç alışmış laflar bunlar. Ama ben onu tanırım, "Ayrılmak istiyorum, " deseydim, konu gereksiz yere uzayacaktı. Kısır sorgulamalar, kırıcı suçlamalar, kulak uyuşturan telefon konuşmaları, boş laflar, anlamsız tespitler, açıklamalar, açıklatmalar... "Yalan söyledim" dedim, konu kapandı. Bitti. Bıçakla kesilmiş gibi...
Sayfa 81 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
İnsanın aşık olduğu kişinin kendisini bekleyişini izlemesi harika bir şey. Biliyorum bu pek rastlanacak bir manzara değil. Çünkü o seni beklerken, sen orada olmazsın. Orada olduğundaysa artık seni beklemiyordur.
Sayfa 76 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
... bunca alışkanlıktan sıyrılıvermek kolay değildir, kendi kendine uydurduğu başı sonu gelmez ihtiyaçları gidermeye alışmış, bu ihtiyaçların tutsağı olan adam artık çaresizdir. Yalnızlığı içinde bütün dünya vız gelir ona. Malı mülkü yerindedir, ama hayatta neşesi, sevinci kalmamıştır.
Sayfa 419 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Önce tombul ve nemli avuçların hayvani refleksiyle şekerliğe dolan, sonra zarif işlemelerle kaplı minik gümüş maşayla kibarca misafirlere ikram edilen şekerler.
Sayfa 30 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu